17 x 24

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.5

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.

Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.

İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.

Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.

Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

Kuran, Hadis ve Tarih Işığında İmam Ali Ansiklopedisi C.1

Kitap, sünnet ve tarih esas alınarak hazırlanan İmam Ali b. Ebu Talib (a.s) Ansiklopedisi her türlü övgüyü hak eden bir çalışmadır. İlim havzalarında ve üniversitelerde düşünür ve araştırmacıların yararlanması için 2000 yılında yayımlanmıştır.

Çok kısa bir zaman içinde din alimlerinin yoğun ilgisini çekti. Bu eserin bereketli sonuçlarından biri olarak İmam Ali Ansiklopedisi adlı eser telif edilirken bu kitabın esas alınmasını göstermek mümkündür.

Yine bu Ansiklopedi, “II. Dönem Velayet Yılı Kitabı” seçmelerinde ödül aldı. Bunun yanında başka ilmi ve kültürel ödüller ve mansiyonlar da aldı. Alanında yapılmış tüm zamanların en kapsamlı çalışması olan bu kitabın, tüm araştırmacılar ve mütalaa ehli için, bu alanda müracaat edilebilecek ilk kaynak kitap olabileceğine inanıyoruz.

1. Ciltte Yer Alan Bazı Konu Başlıkları:

İmam Ali Ansiklopedisi’nin Muhtevası

Ansiklopedinin Özellikleri

Birinci Kısım: İmam Ali’nin Ailesi (Doğum, Yetişme, Evlilik, Çocukları)

İkinci Kısım: Peygamber’in Yanında İmam Ali (Tebliğ Konusunda İmam Ali’nin Yardımı, Putları Kırmak İçin Peygamber’in Omuzuna Çıkması, Hicret Gecesindeki Büyük Fedakarlık, Bedir ve Uhud Savaşlarındaki Büyük Kahramanlıkları, İki Savaşta Düşmanı Teslim Olmaya Zorlaması, Hendek Savaşı’nda Kader Belirleyen Darbesi, Hudeybiye’deki Cesareti ve Edebi, Hayber’in Fethinde Kader Belirleyici Çabaları, Mekke Fethindeki Çabaları, Huneyn Savaşı’ndaki Büyük Mücadelesi, Tebük Savaşı’nda Peygamber’in Halifesi, Birkaç Önemli Görev, Peygamber’in İmam Ali Hakkındaki Bazı Duaları, Peygamber’in Ali Kucağında Vefatı)

Üçüncü Kısım: Peygamber’in İmam Ali’nin Rehberliğine Yönelik Çabaları

Birinci Fasıl: Vasilik Hadisleri (Her Peygamberin Bir Vasisi Vardır, Adem’in Vasisi, Nuh’un Vasisi, Musa’nın Vasisi, İsa’nın Vasisi, Hatemu’l-Enbiya’nın Vasisi)

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.4

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.
Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.
İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.
Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.
Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.12

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.

Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.

İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.

Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.

Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân 1-13

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.
Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.
İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.
Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.
Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

Tecvide Giriş

Tecvid ilmi, İslam bilginlerinin ilgilendiği çok eskiye dayanan Kur’an ilimlerinden birisidir. Bu ilimler Kur’an’ın doğru bir şekilde ve fasih Arapça dili kurallarına uygun okunması amaçlanır.

Elinizdeki kitap tecvid ilmine giriş niteliği taşır. Bu ilmi ilk kez okuyanlar için hazırlanmıştır. Dolayısıyla şu hususlara dikkat edilmiştir:

* Öğrencilerin Kur’an’la ünsiyetlerini geliştirme amacıyla örneklerin tamamı Kur’an’dan sunulmuştur.

* Ayetlerin ve kelimelein yazılışında Medine Mushafı’nda (osman taha hattında) kullanılan işaretler esas alınmıştır.

* Derslerde ek alıştırmalara yer verilmiştir. Böylece öğrenci kendini deneyebilir ve geliştirebilir.

* Kolaylık olsun diye tecvid ilminin bütün konularına değinilmemiştir. Ancak değinilen konuların iyi bir şekilde öğrenilmesi için gereken yapılmıştır. 

Tecvid öğrenmek isteyen Kur’an öğrencilerine faydalı olması ve Kur’anın hepimize şefaatçi olması umuduyla…

Kevser

Ehl-i Beyt ve Ehl-i Sünnet Ekolleri c.3

İhtilâflı konuların araştırılıp nereden kaynaklandığı incelenmeden Müslümanlar arasında vahdet ve birlik sağlanamaz. Üç ciltten oluşan bu eserin ilk cildinde delilleriyle birlikte iki büyük İslam mezhebinin ihtilaflı konuları ve bu ihtilafların kaynak ve etkenleri incelenmiş, daha sonra ihtilafı yok etmenin doğru yolları ele alınmıştır. İkinci ciltte iki ekolün, İslam dininin kaynakları hakkındaki görüşleri, üçüncü ciltte ise Resulullah’ın (saa) sünnetinden içtihad ve reyle amel etme sonucu meydana gelen sapmalara karşı İmam Hüseyin’in (as) kıyamı ve ardından diğer Ehl-i Beyt İmamları’nın bu husustaki çabaları incelenmiştir.

Eserde, halifelerin içtihadını İslam dininin kaynaklarından sayan Ehl-i Sünnet mezhebi “Hilafet Ekolü” ve On iki Ehl-i Beyt İmamı’nı İslam dininin öğretilerine ulaşma kaynağı gören Şia Mezhebi ise “İmamet ve Ehl-i Beyt Ekolü” olarak ifade edilmiştir.

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.10

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.

Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.

İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.

Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.

Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.3

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.
Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.
İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.
Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.
Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

Adl-i İlâhî

Adl-i İlâhi, yalnızca İslam Alemi nde değil hemen her din çevresinde yüzyıllar boyunca insanların zihnini meşgul etmiş ilahiyat sorunlarını anlaşılır bir dil ile ve aklın ve gönlün yatışacağı bir tarzda, İslam ın çözümüne ulaştırmaktadır. Çağımızın büyük iddialarla çeşitli din çevrelerinde ortaya atılan ve tartışılan “şer” açıklamaları ile karşılaştırılırsa, İslam ın bu sorunlara getirdiği çözümün eşsizliği de ortaya çıkacaktır.

Müellifin kullandığı anlaşılır dil, güçlü çevirmen Prof. Dr. Hüseyin Hatemi nin kalemiyle de aynen çeviriye yansıdı. Ayrıca, okurlara kolaylık sağlama amacıyla kitaba Hatemi Hoca tarafından değerli notlar eklendi. Çevirmen tarafından eklenen bu notların geneline kitabın son bölümünde yer verildi.

DİNİN KEMÂLİ

Bu kitabın adı Maide Suresi 3. ayetinden alınmıştır. Şeyh Saduk bu kitabı Mehdeviyyet (İmam Mehdi) ile ilgili şek ve şüpheleri ortandan kaldırmak için hazırlamıştır. Bu kitabın hazırlaması ile  ilgili şöyle diyor: 
“Bir gece Rey şehrinde arkamda bıraktığım aile, evlat, kardeşler ve nimetler ile alakalı düşünceye kapılmıştım ki birden uykuya daldım. Mekke’de olduğumu gördüm. Allah’ın evinin (Kabe’nin) etrafında tavaf ediyorum. Kara taşın (Hacer-ul Esved)  yanında yedinci tavafta iken gelip onu istilam ediyor, öpüyor, selamlayıp şöyle diyordum:
“Emanetimdir, onu yerine getirdim. Ahdimdir, tamamıyla yerine getirilmesi hakkında bana şahitlik edesin diye onunla ahitleştim.”
Bu esnada Mevlamız, Efendimiz, Zamanın Sahibi İmam Mehdi Kaim’i, Kâbe’nin kapısında ayaküstü durur bir halde gördüm. Kalbim meşgul ve perişan halde ona yakınlaştım. O, yüzümü sezip içimdekileri bildi. O’na selam verdim. O da selamımın cevabını verdi. Sonra bana şöyle dedi:
“Neden seni kederlendiren şeyi ortadan kaldırması için, gaybet (gizleniş) hakkında bir kitap düzenlemiyorsun?”
İmam’a şöyle dedim: “Ey Allah’ın Elçisi’nin oğlu! Gaybet (gizlilik) hakkında her şeyi düzenledim.”
İmam şöyle dedi:
“Bu yolla değil! Sana bir kitap düzenlemeni ve gaybet hakkındaki bu kitabı düzenlerken orada peygamberlerin de gaybet dönemlerini kaydetmeni emrediyorum!”
Sonra İmam gitti, bense gafil bir şekilde uykudan uyandım ve fecir vaktinin doğuşuna kadar dua, ağlama, ıstırap ve ağrı çekme haline kapıldım…
Sabah vakti olduktan sonra ise Allah’ın velisi ve hüccetinin emrine boyun eğerek, Allah’tan da yardım umarak, O’na tevekkül ederek ve kusurlarımdan dolayı bağışlanma dileyerek bu elinizdeki kitabı düzenlemeye başladım. Başarı yalnız Allah’ın yardımı iledir. Yalnız O’na güvendim ve yalnız O’na yönelirim.”
Şeyh Saduk

Dinimi Öğreniyorum c.2

“Dinimi Öğreniyorum” kitabi İslam öğretilerini öğrenme yolunda  atılan ilk adım sayılabilir. Bu eserle inanç ilkeleri, ahlak ve İslam hükümleriyle ilgili bilgi edineceksiniz. Basit ve kolay dil kullanılmasına özen gösterilmiştir. Büyükler için de faydalı bir eserdir. Konular alt bölümde ele alınmıştır.

1- Tevhid ve Allah’ı Tanıma

2- Mead ve Ahiret

3- Nübüvvet (Peygamberi Tanıma)

4- İmamet

5- Furu-u Din (Din Hükümleri)

6- Ahlak ye Adap

İşlenen konular her Müslümanın bilmesi gereken ve bir bedenin organları gibi birbirine bağlı ve uyumlu konulardır.

Hz. Muhammed’in Hayatı

Muhterem okuyuculara sunulan bu eser, bu büyük Peygamber’in hayatı ve İslâm tarihiyle ilgili en muteber kaynaklar esas alınarak, gayet açık ve akıcı bir üslûp ile hazırlanmıştır.

Elinizdeki eserin önemli meziyetlerinden biri de şudur ki, yalnız tarihi olayları nakletmekle kalmamış, tarihin asıl hedefi olan “olaylardan ders ve ibret almak” gerçeğini sağlamak amacıyla,araştırmacı bir yazara yakışır bir yöntem ile gereken yerlerde olayları muhtelif boyutları ve sonuçlarıyla tahlil ve incelemeye tâbi tutmuştur.

Bu kitabın diğer bir özelliği de, İslami tarih kaynaklarıyla tam bir uyum içinde olup İslam’ın büyük önderinin yaşam öyküsü ile ilgili bazı kirli ellerin uydurdukları efsanelerden tamamen uzak olmasıdır.

Mefatihu’l-Cinan

Sonsuz lütuf ve rahmetiyle bizi yaratan, yaratılış hedefini bize açıklamak ve canlı örnekler olmak için binlerce elçiler ve kitaplar gönderen, onları Hatemü’l-Enbiya Muhammed Mustafa (s.a.a) ve Kur’ân-ı Kerim’le hatmeden, bu nurlu yolu devam ettirmek için Resulullah’tan sonra masum imamlar ve vasiler tayin eden ve bizi bu eşsiz nimetlerle tanıştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamdüsenalar olsun.
İlahî mesjları bize ulaştırmakla kalmayıp hayatın her alanında bize canlı örnekler olan, nasıl yaşamamız gerektiğini bize gösteren, bizi Rabbimize bağlayıp O’nunla nasıl münacat etmemiz gerktiğini bile öğreten Allah’ın elçilerine ve onların vasilerine özellikle bu ümmetin içinde “Ehlibeyt-i Resulullah” diye tanıdığımız risalet ve velayet hanedanına salat ve selam olsun.
Hz. Resulullah (s.a.a) ve Ehlibeyt’inden bize ulaşan en önemli ilim, irfan ve maneviyat hazinelerinden birisi de hiç şüphesiz dua, münacat ve ziyaret metinleridir. Bu metinler bize Rabbimizle nasıl münacat etmemizi öğretmenin yanı sıra en derin tevhidî ve irfanî gerçekleri de içinde barındırnmaktadır. Bu konuda geçmişten günümüze kadar birçok eser yazılmıştır. Ancak bu eserlerin arasında belki de en meşhur ve en çok kabul gören eser Mefâtihu’l-Cinan kitabıdır. Ehlibeyt Mektebi’ne mensup eserlere aşina olan kimseler, bu eserin ve müellifinin değerine vâkıftırlar.
Bu kıymetli eser, mukaddes muhtevasının yanı sıra müellifinin de büyük ihlâsından olsa gerek, yazıldığı günden beri kendisinden önce ve sonra, mevzusunda yazılan eserlerin hemen hepsini gölge altında bırakmış ve çeşitli ülkelerde Ehlibeyt dostları arasında yaygınlaşarak müminlerin elinde dolaşan vazgeçilmez bir eser hâline gelmiştir. Öyle ki, hemen her evde Kur’ân-ı Kerim’in yanı sıra bir Mefatihu’l-Cinan kitabını da görebilirsiniz.
Mefâtihü’l-Cinan kitabının büyük bir bölümü dualardan, diğer bir bölümü ziyaretnamelerden oluştuğu için değerli mütercim tarafından ilk önce dua ve sonra da ziyaret hakkında kısa bazı bilgilendirmeler yapılmıştır. Ayrıca merhum müellifin kısaca biyografisi, çeviri hakkında bazı notlar  ve okurların istedikleri şeyi daha rahat bulabilmeleri için alfabetik fihrist eklenmiştir.
Mefatihu’l-Cinan kitabı şu ana başlıklardan oluşmaktadır:
Kur’an’dan Sureler
Dualar ve Münacatlar
Ayların Amelleri
Uzun ve titiz bir çalışma sonucu bu önemli eseri Türkçe’ye kazandıran Değerli Âlim Hacı Musa Aydın’a ve eserin yayınlanmasında emeği geçen kardeşlerimize teşekkürlerimizi sunar, bu çabaların Allah katında kabul olmasını niyaz ederiz. Allah’ım! Sen kabul eyle bizden; şüphesiz sen işiten ve görensin.

Tecvid Öğreniyorum c.1

Tecvid ilmi, İslam bilginlerinin ilgilendiği çok eskiye dayanan Kur’an ilimlerinden birisidir. Bu ilimle Kur’an’ın doğru bir şekilde ve fasih Arapça dili kurallarına uygun okunması amaçlanır.

Elinizdeki kitapta Asım’ın Hasf rivayeti esas alınmıştır. Hafs, Kufe’nin meşhur karilerindir. Kıraati Kufeli Asım’dan öğrenmiştir. Asım, Ebu Abdurrahman Sulemî’nin öğrencilerinden ve Kufe’nin kıraat imamlarındandır. Ustadı Ebu Abdurrahman kıraati İmam Ali’den (a.s) almıştır. Bugün dünya Müslümanları Kur’an kıraatinde Asım’ın Hafs rivayetini esas alırlar.

Dalında uzman bir yazar tarafından kaleme alınan bu eser, Daru’l-Kur’ani’l-Kerim Kurumu tarafından ders kitabı olarak basılmıştır.

Kur’an öğrencilerine faydalı olması ve kıyamette Kur’an’ın hepimize şefaatçi olması umuduyla…

Peygamberlerin Hayatı – Cilt 1

İlahi elçiler, insanların en iyileridirler ve bunlar “tam” insanlardır. “Tam” ve “iyi” insanların tarihine dikkat etmek, onların ahlaki, eğitim açısından hayat hikayelerini önemsemek hiç şüphesiz en yüce derstir. Diğer bir ifadeyle; bireysel ve toplumsal yaşamın en ince noktalarını ahlakileştirmek, ancak onların tarihsel yaşamlarının derinliklerine inmekle mümkün olur.
Evet, bu ilahi şahsiyetlerin tarihlerini gözden geçirmek, hedef sahibi her insana yiğitlik, fedakarlık, sabır ve mücadele dersleri öğretir ve yine insanlara hedef uğrunda istikamet sahibi olmayı, gerektiğinde kelleyi koltuğa almayı ve binlerce olumsuzluklar karşısında tahammül göstermeyi telkin eder. Toplumdan şirkin, nifakın, zulmün ve fesadın kazınmasına vesile olur, sonuç itibariyle de saadetli bir toplumun oluşmasının zeminini oluşturur.
Elinizdeki eseri okuduğunuzda dinlerin nasıl başlayıp nasıl geliştiğini, peygamberlerin gönderildikleri toplumlarla olan mücadele ve ilişkilerinde kimi vakit mağlup olup kimi vakit galip geldiklerini, maruz kaldıkları zulüm ve hareketleri, gösterdikleri sabır ve metanetleri, dini ve hakikatleri yaymak için ne gibi zorlukları üstlendiklerini ve taşıdıkları yükümlülükleri açıkça göreceğinizi ümit etmekteyiz.

Hac – İlahî Aşkın Tecellîgâhı

Hac ve umre ibadetlerinin farzları ve haramları ya da doğruları ve yanlışları ile ilgili ‘hükümlerini’ konu alan özel bir ilmin bulunması gibi, haccın ‘hikmetlerini’ konu edinen başka bir ilim daha vardır. Bu ilim, haccın sırlarını incelemeyi amaç edinir ve bu ibadetin enginliklerindeki nice incelikleri ve nükteleri gün yüzüne çıkararak mânâ semalarında kanatlandırmaya çalışır. Fakat üzülerek görmekteyiz ki haccın bu boyutunu inceleyen çalışma çok azdır.
İşte bu boşluğu dolduran ve alanında yazılmış eşsiz eserlerden biri de Üstad Cevadî Âmulî’nin kaleme aldığı bu kitaptır.
Bu eserin mütalaası iman kardeşlerimiz için bir şuur, basiret ve hatırlama sebebi; hac yolcuları için bir azık, Beyt-i Haram’a yönelenler için bir binek, Rablerinin çağrısına icabet ederek ziyaret azmi taşıyanlar için de bir erzak olacaktır. İnşallah.

Şia Tarihi

Şiîliğin tarihi İslâm tarihinden ayrı düşünülemez. Zira Şiîlik, Peygamber Efendimiz (s.a.a) dönemindeki İslâm’ın devamı niteliğindedir. Bu ise, İslâm Peygamberi’nin haleflerinin ve O Hazret’in Ehlibeyt’inin önderliğinde gerçekleşmektedir.

Bu değerli eser, çok dikkatli araştırmacı Üstad Gulam Hasan Muharremî’nin çaba ve araştırmalarının ürünüdür. Şiîliğin tarihî seyrini, nispeten kapsayıcı, uyumlu ve değerli bir bakışla ele almaktadır. Maalesef sayıları az olan benzer birkaç eserle karşılaştırıldığında birçok üstünlüğü bulunmaktadır. Yüksek lisans tezi kalıbında yüksek dereceyle başarı elde ettikten sonra henüz yayın aşamasına yeni geçmesine rağmen uzmanların dikkatini üzerinde toplaması memnuniyet vericidir.

Üstad Mehdi Pişvaî’nin Ön Sözünden

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.9

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.

Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.

İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.

Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.

Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

İslâm Kültür ve Medeniyetinde Şia’nın Rolü

 İslam Kültür ve Medeniyetinde Şia’nın Rolü adlı kitap Ehlibeyt (a.s) Ekolü izleyicilerinin düşünce ve kültür tarihinin yeniden okunması ve İslam medeniyetinin şekillenmesinde Şiî âlimlerin katkısının tekrar tanımlanması yönünde bir çabadır. 
İslam tarihine kısaca göz atmak, İslam medeniyetinin şekillenişinin en başından (hicrî ikinci yüzyıl) günümüze kadar farklı kültür ve medeniyet havzalarının Şia büyüklerinin huzurundan hiçbir zaman yoksun olmadığını gösteriyor. Bu durum Şia’nın aklaniyet/aklilik ve medeniyet tarihinin derinliğine ve İslam tarihindeki kıdem ve önceliğine tek başına delildir…

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.11

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.

Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.

İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.

Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.

Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.1

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.

Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.

İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.

Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.

Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

Kur’an İlimleri Metodolojisi

İslamî ilimler alanında ve aralarında İmamiye ulemasının da bulunduğu Müslüman âlimlerin araştırma ve tahkik sahasında bin yıldan fazla bir zaman boyunca, her biri Kur’an araştırmalarının bir boyutunu açıklayan veya Kur’an hakkındaki sorulardan birine cevap veren Kur’an’la bağlantılı bahisler külliyatı, “Kur’an ilimleri” genel başlığı altında biçimlenmiştir. Kur’an ilimlerini ele almanın zarureti, Kur’an tanınmadıkça onun muhtevasına girmenin anlam taşımayacak olması bakımındandır. Çünkü Kur’an ilimleri bahislerinin her birinden elde edilen ürünler, Kur’an’ın muhtevasından yararlanmada önemli bir rol oynar. Nitekim pek çok İslam uleması tefsirin mukaddimesinde veya tefsir sırasında Kur’an ilimlerinin konularını ele almıştır.
Elinizdeki çalışma, Kur’an ilimleri konusunda kapsayıcı bir tanım ortaya koyma, daha sonra bu ilimler için bilimsel bir kategorilendirme sistemi geliştirme ve sonuç itibariyle de Kur’an ilimleriyle ilgili araştırma metodolojisi için bir model gösterme amacındadır.

Dinimi Öğreniyorum c.1

“Dinimi Öğreniyorum” kitabi İslam öğretilerini öğrenme yolunda  atılan ilk adım sayılabilir. Bu eserle inanç ilkeleri, ahlak ve İslam hükümleriyle ilgili bilgi edineceksiniz. Basit ve kolay dil kullanılmasına özen gösterilmiştir. Büyükler için de faydalı bir eserdir. Konular alt bölümde ele alınmıştır.

1- Tevhid ve Allah’ı Tanıma

2- Mead ve Ahiret

3- Nübüvvet (Peygamberi Tanıma)

4- İmamet

5- Furu-u Din (Din Hükümleri)

6- Ahlak ye Adap

İşlenen konular her Müslümanın bilmesi gereken ve bir bedenin organları gibi birbirine bağlı ve uyumlu konulardır.

Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.

Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.

The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein

You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:

  • The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
  • But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
  • Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
  • Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
  • Websites in professional use templating systems.
  • Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
  • When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.

This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.