Hasan Kanaatlı

Peygamberlerin Hayatı – Cilt 1

İlahi elçiler, insanların en iyileridirler ve bunlar “tam” insanlardır. “Tam” ve “iyi” insanların tarihine dikkat etmek, onların ahlaki, eğitim açısından hayat hikayelerini önemsemek hiç şüphesiz en yüce derstir. Diğer bir ifadeyle; bireysel ve toplumsal yaşamın en ince noktalarını ahlakileştirmek, ancak onların tarihsel yaşamlarının derinliklerine inmekle mümkün olur.
Evet, bu ilahi şahsiyetlerin tarihlerini gözden geçirmek, hedef sahibi her insana yiğitlik, fedakarlık, sabır ve mücadele dersleri öğretir ve yine insanlara hedef uğrunda istikamet sahibi olmayı, gerektiğinde kelleyi koltuğa almayı ve binlerce olumsuzluklar karşısında tahammül göstermeyi telkin eder. Toplumdan şirkin, nifakın, zulmün ve fesadın kazınmasına vesile olur, sonuç itibariyle de saadetli bir toplumun oluşmasının zeminini oluşturur.
Elinizdeki eseri okuduğunuzda dinlerin nasıl başlayıp nasıl geliştiğini, peygamberlerin gönderildikleri toplumlarla olan mücadele ve ilişkilerinde kimi vakit mağlup olup kimi vakit galip geldiklerini, maruz kaldıkları zulüm ve hareketleri, gösterdikleri sabır ve metanetleri, dini ve hakikatleri yaymak için ne gibi zorlukları üstlendiklerini ve taşıdıkları yükümlülükleri açıkça göreceğinizi ümit etmekteyiz.

Peygamberlerin Hayatı – Cilt 2

İlahi elçiler, insanların en iyileridirler ve bunlar “tam” insanlardır. “Tam” ve “iyi” insanların tarihine dikkat etmek, onların ahlaki, eğitim açısından hayat hikayelerini önemsemek hiç şüphesiz en yüce derstir. Diğer bir ifadeyle; bireysel ve toplumsal yaşamın en ince noktalarını ahlakileştirmek, ancak onların tarihsel yaşamlarının derinliklerine inmekle mümkün olur.
Evet, bu ilahi şahsiyetlerin tarihlerini gözden geçirmek, hedef sahibi her insana yiğitlik, fedakarlık, sabır ve mücadele dersleri öğretir ve yine insanlara hedef uğrunda istikamet sahibi olmayı, gerektiğinde kelleyi koltuğa almayı ve binlerce olumsuzluklar karşısında tahammül göstermeyi telkin eder. Toplumdan şirkin, nifakın, zulmün ve fesadın kazınmasına vesile olur, sonuç itibariyle de saadetli bir toplumun oluşmasının zeminini oluşturur.
Elinizdeki eseri okuduğunuzda dinlerin nasıl başlayıp nasıl geliştiğini, peygamberlerin gönderildikleri toplumlarla olan mücadele ve ilişkilerinde kimi vakit mağlup olup kimi vakit galip geldiklerini, maruz kaldıkları zulüm ve hareketleri, gösterdikleri sabır ve metanetleri, dini ve hakikatleri yaymak için ne gibi zorlukları üstlendiklerini ve taşıdıkları yükümlülükleri açıkça göreceğinizi ümit etmekteyiz.

Dünya Dinleri ve İnanç Mezhepleri Tarihi

İslam’da itikadi mezhepler ile ilgili birçok eseler yazılmıştır. Ümmetin eline tutuşturulan ve düşüncelerine sunulan bu eserlere bakıldığında, onlarda konu edilen mezheplerin ve sahip bulundukları inançların bir çoğunun, her şeyimizin kaynağını oluşturan ve yine her şeyimizi kendisinden almamız emredilen Kur’an ve sahih hadislere mutabık olmadığı fark edilir. Onlardan bir kısmı orijin İslam akidesine kendi vehmi görüş ve sapık anlayışını eklerken, bir kısmı da orijinal İslam itikadında eksiltmeler yapmıştır. İşte bu anlayış, Resulullah’ın (s.a.a), insanların hem iç dünyasını, hem de dış dünyasını tanzim etmek ve mamur kılmak için getirmiş olduğu dini tahrip etmektedir.!
Birçoğu kaybolmuş ve yalnızca tarih sayfalarında isimleri kalmış söz konusu mezhepler varlıklarını sürdürebilmek için her zaman dinden yana gözükmüş ama dine (İslam’a) hiçbir zaman teslim olmamış, aksine dini teslim almak için onun dilini kullanmışlardır. Dini, din kılıcı ile yıkmaya çalışan bu fırkalar, inançlarını dinin getirmiş olduğu kitaba (Kuran’a) uyarlamaları gerekirken, kitabı kendi anlayışlarına, inançlarına uydurmaya çalışmışlardır. Dolayısıyla ya ifrata sapıp ed-din’e (Allah’ın gönderdiği dine) ilaveler yapmışlar ya da tefrite sapıp dinde eksiltme yoluna gitmişlerdir.

Ehlibeyt Dosyası

Ehl-i Beyt sevgisi, Resulullah’a (s.a.a) karşı duymaya mecbur olduğumuz sevginin bir parçasıdır.Yani Resulullah’ın (s.a.a) yakınlarını,ondan ayrı tutarak bir peygamber sevgisine sahip olmak mümkün değildir.Resulullah’ın (s.a.a) muhteşem hayatını,hayatında yer alan yakınlarını,sevgi durduklarını ve ilgi gösterdiklerini,neleri ve kimleri sevmediklerini,kelime kelime,satır satır bilip öğrenmek,manevi alemi keşfetmek demektir,manevi alemi ve dolayısıyla da tüm müminlerin amacı olan Kemalat’ı elde etmek ancak Resulullah’ı (s.a.a) çok sıcak tanımakla mümkündür.
Resulullah’ın mana alemindeki (Allah’ın katındaki) makamını kendi kafamızdan bulup bilmemiz zaten mümkün değildir.Ancak Allah’ın Keremiyle mümkündür.Tasavvuf ehlinin bu hususta hadisi kudsi olarak naklettikleri şöyle güzel bir sözleri vardır: Bundan anlaşılan, Zat-ı Ahadiyyet’in görünmesi nasıl mümkün değilse, Resulullah’ın (s.a.a) Allah katındaki makamını bilmek de ümmeti için mümkün değildir.Binaenaleyh , Resulullah’ı öyle kelime-i şahadet’in lisanı kalıpları içerisine sığdırıp onunla tanıtmak, beyhude bir tanıyıştır.Her Müslüman’ım diyen kimsenin, onun hayatını ve hayatındaki varlıkları imkanı dahilinde bilip öğrenmek zorunluluğu vardır.
Onun hayatını tüm ayrıntılarıyla bulup bilmek ise ancak Ehl-i Beyt’ini, soyunu, en yakınlarını, parçalarını canlı şahitlerini, ömrünün tüm zamanlarını birlikte geçirdiği kimseleri tanımakla mümkündür.Resulün hamurundan yoğrulan bu zatları tanımadan, Resulü tanıma iddiasında bulunmak, büyük bir gaflettir!

Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.

Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.

The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein

You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:

  • The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
  • But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
  • Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
  • Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
  • Websites in professional use templating systems.
  • Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
  • When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.

This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.