95

On Binlerin İhaneti

Rasulullah’ın Medine’ye hicretinin altmış birinci yılının birinci ayının onuncu günü, Ebu Abdullah Hüseyn bin Ali komutasındaki yetmiş küsur fedai, Kûfe’nin seksen kilometre kuzeyinde, Fırat nehrinin üç yüz metre batısında, ıssız Kerbelâ çölünün kavurucu sıcağı altında, savaş düzenine girmiş binlerce Kûfeli askerden oluşan dev gibi bir ordunun önünde, mızrakları eğri gösterecek kadar dimdik durmuş bekliyorlardı. Güce meydan okurcasına, dimdik ve kararlı…

İmam Hüseyn, üzerinde yakasız beyaz gömleği ve siyah sarığı vardı. Yalınayaktı. Çadırdan çıkıp savaş meydanına doğru yürümeye başladı. Gözünü hedeften ayırmadan ağır adımlarla en öne geçti. Hâlâ ileriye doğru baktığı halde elini kaldırıp hemen yanındaki oğluna seslendi,

“Atımı getirin!”

Ali, atı getirip beklemeye başladı. Kûfeli süvariler öne doğru ilerlemeye başlayınca bir elinde Kur’an olduğu halde ellerini göğe doğru kaldırdı;

“Allah’ım!” dedi, tüyleri diken diken eden bir içtenlikle.

“Her üzüntüde, her sıkıntıda, her darlıkta tek güvencim, tek ümidim sensin! Her işimde tek dayanağım yine yalnız sensin. Senin indirdiğin musibetlerden; dostları ürkütüp ayıracak, düşmanları sevindirecek, kalbe ağır gelecek ne kadar keder varsa hepsini yalnız sana arz ederim. Senden başkasından yüz çevirip seni ister, sana yönelirim. Darlığı genişletecek, tasaları kaldıracak ancak sensin. Dileğim ve isteğim sendendir, şikayetim yalnız sanadır!”

 

Zulüm ve adaletsizlik karşısında tarihteki en büyük kıyamı anlatan bu kitap, okuyucuya Kerbela’yı çok farklı açılardan görmesine olanak sağlamaktadır.

Müslüman Alimlerin Eğitim, Öğretim ve Temelleri Üzerine Görüşleri – 3

Bu ciltte, Gazzâlî’nin eğitim ve öğretim ile ilgili görüşlerine yer ayrılmıştır.
Şüphesiz Gazzâlî, büyük mürebbilerden ve İslam dünyasının namlı eğitim araştırmacılarından biriydi. Onun eğitimle ilgili düşünceleri asırlarca İslam dünyasının eğitim kültürüne hâkimdi. Büyük eğitimciler, kendi eğitim yöntemlerinde ve bakışlarında onun eserlerinden ve düşüncelerinden ilham almışlardır.
Bu kitapta öncelikle Gazzâlî’nin hayatından ve eserlerinden bahsedilmiştir. Ardından Gazzâlî’nin eğitimle ilgili düşüncesinin felsefî temellerinin bir kısmına ve Gazzâlî’nin varlık, Tanrı, dünya ve insana dair yaklaşımına değinilmiştir. Daha sonra eğitimle ilgili etkenler konu edilmiş; eğitimde kalıtımın ve çevrenin rolüne değinilmiştir.
Yine Gazzâlî’nin eserlerinde eğitim yöntemlerinin tanınması ve sınıflandırılmasına işaret edilerek eserlerinde geçen beş yöntem ayrıntılarıyla işlenmiştir.

İmam Mehdi’nin (a.s) Zuhur Öyküsü

Hepimizin gözü ufuktaydı. Asırlardır büyük bir arzu ile beklediğimiz habibimiz yola çıkmıştı.
Herkes baharın gelmesini heyecanla bekliyor; onu görmek için saniyeleri sayıyordu.
Kalemi elime alıp bir yıl boyunca onlarca kitap içinde yitiğimin peşinden koştum.
Onun gelişine ilişkin müjdeleri sana anlatmak istiyorum. Masumların (hepsine selam olsun) sözlerinden faydalanarak öyle ayrıntılı anlatmak istiyorum ki sen de onu aşkla bekleyesin.
Yüzün üzerinde eser inceleyerek bu kitabı hazırladım. Söz­lerimin delillerini son notlardaki hadislerde görebilirsin. Şimdi kitabı oku. İmam-ı Zaman’ın (a.s) zuhurunu daha büyük bir aşkla bekleyecek, gelişini daha fazla arzulayacaksın. Zuhur hikâyesinin insana nasıl bir huzur verdiğini göreceksin. Çünkü hem “zühre” hem “zühra” hem “zehra” hem de “zuhur” sözcüklerinin Arapça “zahara”, yani parladı, ışıdı kökünden geldiğini öğrenecek, ferahlayacaksın.

İslam’da Sevgi

Şu an elinizde bulunan eser, Almanya’nın Hamburg şehrindeki İmam Ali (a.s) İslam Merkezinde ikame edilen cuma namazının 1. hutbesinde, “İslam’da Sevgi” ana başlığı altında işlenen 23 hutbeden oluşmaktadır. Her hafta Farsça dilinde beyan edilen bu hutbeler, cuma namazından önce Almanca, Türkçe ve Arapça dillerinde yazılı olarak hazırlanmış ve cuma namazına katılan kardeşlerimize sunulmuştur…

Bu konuyu ele alıp işlememizin nedenini de kısaca burada açıklamak istiyorum. 2008 yılında Ljubljana Üniversitesi tarafından Slovenya’da “İslam ve Hristiyanlık Diyalogu” adı altında bir konferans düzenlenmişti…  Katolik rahiplerden biri “Sevgi konusu Hristiyanlıkta çok geniş bir yelpazede ele alınmıştır… İslam dini sevgiden hiç bahsetmemiş ve hatta sevginin kokusunu bile almamıştır…” dedi.

…Rahibin yanına gittim ve “Gündeme getirdiğiniz konu sizin görüşünüz müdür?” diye sordum. “Evet.” dedi. Ona, “Kur’an’ı hiç okudunuz mu?” dedim. “Hayır, okumadım.” dedi…  Ben “İncil’i okumuş biri olarak, İslam’ın sevgi konusunu çok farklı alanlarda ve hatta Hristiyanlıktan ve İncil’den daha yaygın olarak işlediğini kesinlikle söyleyebilirim. Allah’ın insana olan sevgisi, insandaki Allah sevgisi, insanın diğer insanlara karşı sevgisi, insanın arkadaşlarına olan sevgisi, eş sevgisi, evlat sevgisi, ilahi tecellilerden ibaret olan diğer varlıklara karşı duyulan sevgi… İslam’ın sevgi hakkındaki öğretisinin sadece birkaç örneğidir. İslam dini açısından âlem sevgi temeline dayalı olarak yaratılmıştır ve ilahi sevgi, her varlığın yaratılışında öyle etki etmiş ve rol oynamıştır ki, bu sevgi ve aşk, varoluşun bağrında ve yüce Allah’a kulluk tabiatında bile rahatlıkla görülebilir.”

Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.

Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.

The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein

You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:

  • The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
  • But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
  • Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
  • Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
  • Websites in professional use templating systems.
  • Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
  • When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.

This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.