224

İmam Mehdi (Ona Selam Olsun)

Başında Muhammed’in (s.a.a) sarığı, sırtında Muhammed’in (s.a.a) gömleği, ayağında Muhammed’in (s.a.a) çarığı, göğsünde Muhammed’in (s.a.a) Kur’ân’ı ve elinde Ali’nin (a.s) kılıcıyla; Zehra’nın (s.a) sevgisi, Hasan’ın (a.s) sabrı, Hüseyin’in (a.s) cesareti, Seccad’ın (a.s) ibadeti, Bâkır’ın (a.s) ilmi, Sadık’ın (a.s) doğruluğu, Kâzım’ın (a.s) tahammülü, Rıza’nın (a.s) rızası, Cevad’ın (a.s) cömertliği, Hâdi’nin (a.s) hidayeti, Askerî’nin (a.s) heybetiyle geliyor…

Varlığı, Allah’ın büyük nişanesi; gaybeti, gaybın tefsiri; zuhuru, ahiretin müjdecisi; kıyamı, ahde vefa ve cihadın tefsiridir. Kelâmı, Kur’ân’ın yorumu; bakışı, kaybolmuşlar için peygamberlerin sevgi denizinin dalgalanışıdır. Sonunda din kervanını menzile o ulaştıracak, peygamberlerin gönderiliş amaçları ve onların çektiği zahmetler karşılık bulacak ve açığa çıkacaktır. Selâmların en güzeliyle selâm olsun ona.

Kerbela Şehitlerinin Ardından

Kuşkusuz insanlık tarihine adını ve hedefini altın harflerle yazdıranlar içinde Kerbela kahramanı, özgürlük sembolü ve abidesi olan Hz. Hüseyin’in (a.s) yeri bir başkadır. Öyle ki, bu fedakârlık karşısında saygıyla eğilmeyen hiçbir insan bulunamaz.

O, İslâm toplumunda dinin yozlaşmaya yüz tutup saptırılmak istendiği ve dinî eğitimlerin arka plana atıldığı, kişilerin ilâhlaştırılıp saltanatın “din” diye yutturulmak istendiği karanlık bir devrin karanlığına kızıl kan meşalesi ile aydınlık saçıp aydın sayfaların nasıl oluşturulabileceğini gösteren bir hidayet meşalesi, fitne ve bela tufanından Nuh’un kurtuluş gemisi gibi insanlığı kurtuluş sahiline taşıyan gemi olmuştur.

İşte bu özgürlük öğretmenini, Kerbela okulunu ve şahadet dersini daha iyi idrak edebilmek için Şia ulemasının itibar ettiği SeyyidİbnTâvûs’un (589-664 h.) akıcı bir üslup ve eğitici bir metotla kaleme aldığı “el-Luhuf” adlı eserini okuyucularımıza sunarak, kaynak eser olan bu kitabı minnet borçlu olduğumuz Hüseynî şehitlerin ve Zeynebî şahsiyetlerin ruhuna ithaf ediyoruz.

Gaybet Dönemi Tarihi

Onikinci İmam’ın (a.s) gaybet hadisesi “itikadî” ve “tarihî” olarak iki açıdan incelenebilir.
Hicret’in dördüncü asrının ilk yarısından bu yana araştırmacıların çoğu İmam’ın (a.s.) gaybetini sadece itikadî olarak incelemişlerdir. Hâlbuki bu olayın tarihî yönü de bulunmaktadır. Anlaşıldığı kadarıyla Gaybet Dönemi’yle İmamet’in yakın ilişkisi, bu konunun Şia kelâmının konularında yer edinmesi ve tarihî boyutlarının görmezlikten gelinmesine sebep olmuştur.
Biz bu kitapta, konuyu tarihî açıdan ele almayı hedefliyoruz. 12. İmam’ın (a.s.) gaybet ortamına aşina olmak, vekâletin gizli örgütlenmesi, oluşumu ve bu örgütlenmenin tekâmül seyri ve yine Gaybet-i Sugra zamanındaki rolü, tarihî bakış açısının en önemli konularındandır.

Bağdat Seyyidi

“Bağdat Seyyidi”; Saddam’ın zulmünden kurtulduk derken, ülkelerine demokrasi ve insan hakları getirme vaadiyle giren ve bir daha çıkmayan Amerika’nın türlü entrikalarına maruz kalan Irak halkının yaşadığı acılardan kesitler sunmaktadır.

Bir tarafta işgal, diğer tarafta bunu “geri kalmış ülkelere iyilik” zanneden Amerikalı asker Jimmy’nin vicdanının derinliklerindeki insani duygular vardır. Benzeştiği kişilerde aynı duyguları bulduğunda bir renk, inanç ve kültür harmonisi bulacaktır karşısında…

Bu romanın en ilginç yanı, işgal dönemi ve işgal öncesi Irak’ın sosyal ve psikolojik yapısını aktarması, ülkenin etnik ve tarihî köklerini aktarırken sömürü yöntemlerine de değinmesidir. Bunlar, farklı zaman ve iktidarlarda, ülkelerin sosyal, stratejik ve coğrafi özelliklerine göre değişen, ama tanıdık yöntemlerdir.

İslâm’da Şia

İslam’da Şia adıyla yayınlanan bu kitap, Batı dünyasına Şia mezhebini tanıtmak için yapılmış olan araştırma ve tahkikin bir bölümünü oluşturuyor.

Bu kitap Şia’nın ortaya çıkışını ve yayılmasını, Şia’nın dinî düşünce metodunu ve Şia açısından İslamî öğretileri incelemektedir.

İçindekiler:

– Şia’nın doğuş ve yayılışı.

– İlmî mercilik ve Hilafet meselesi.

– Hilafetin komuoyuna sunulması ve Şia’nın görüşü.

– Şia’nın dinî düşünceleri.

– Din’i düşüncedeki metotlar.

– Şia’nın Dini düşünce metodu.

– İmamiyye Şia’sı açısından dinî inançlar.

– Şia’daki bölünmeler.

– Şia’nın manevi mesajı.

Kerbela Vakıası

Ebu Mihnef adıyla ünlü Lut b. Yahya el-Ezdî el-Gamidî hicrî 157 yılında vefat etmiştir. O, Kûfe’nin ünlü ravilerinden ve tarihçilerinden olup, hicrî ikinci yüzyılın birinci yarısında yaşamıştır. Ebu Mihnef’in “Hz. Zehra’nın (a.s) Hutbesi”, “Cemel ve Sıffin Savaşı”, “Muhammed b. Ebu Bekir’in Şehadet Olayları” gibi birçok eseri bulunmaktadır.

Hiç kuşkusuz onun en değerli eserlerinden birisi, Kerbela Vakıası adıyla çevirisini sunduğumuz “Maktelu’l-Hüseyin” kitabıdır. Allâme Tusterî’nin dediğine göre, İmam Hüseyin (a.s) hakkında yazılan makteller içinde en sahih maktel, Ebu Mihnef’in maktelidir. O, bu kitabı Aşura olayından yaklaşık yetmiş yıl sonra kaleme almıştır. Kendisi de Kûfe ehlinden olduğu için olayları bir ya da en fazla iki vasıtayla nakletmiştir.

Ama ne yazık ki bu kitap zamanın geçmesiyle kaybolmuştur. Şimdi onun hiçbir nüshası (elyazması) elimizde yoktur.

Kitabın asıl nüshasının kaybolmasından sonra bazı dönemlerde araştırmacılar ve yazarlar onun rivayetlerini toplamaya çalışmışlardır. Ama eksiklikler olduğu için gereken değeri kazanamamıştır.

Nihayet değerli araştırmacı Muhammed Hadi Yusufî Garevî’nin ilmî çabaları sonucu bu değerli kaynak diriltilmiştir. Önce Ebu Mihnef’in makteli Taberî Tarihi’nden derlenmiş, daha sonra onun nakilleri Şeyh Müfid, Ebu’l-Ferec ve İbn Cezvî’nin nakilleriyle karşılaştırılmıştır. Ayrıca birçok dipnota yer verilerek “Vak’atu’t-Taff li-Ebî Mihnef” adıyla basılmıştır.

Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.

Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.

The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein

You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:

  • The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
  • But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
  • Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
  • Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
  • Websites in professional use templating systems.
  • Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
  • When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.

This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.