11 x 16

İmam Mehdi (Ona Selam Olsun)

Başında Muhammed’in (s.a.a) sarığı, sırtında Muhammed’in (s.a.a) gömleği, ayağında Muhammed’in (s.a.a) çarığı, göğsünde Muhammed’in (s.a.a) Kur’ân’ı ve elinde Ali’nin (a.s) kılıcıyla; Zehra’nın (s.a) sevgisi, Hasan’ın (a.s) sabrı, Hüseyin’in (a.s) cesareti, Seccad’ın (a.s) ibadeti, Bâkır’ın (a.s) ilmi, Sadık’ın (a.s) doğruluğu, Kâzım’ın (a.s) tahammülü, Rıza’nın (a.s) rızası, Cevad’ın (a.s) cömertliği, Hâdi’nin (a.s) hidayeti, Askerî’nin (a.s) heybetiyle geliyor…

Varlığı, Allah’ın büyük nişanesi; gaybeti, gaybın tefsiri; zuhuru, ahiretin müjdecisi; kıyamı, ahde vefa ve cihadın tefsiridir. Kelâmı, Kur’ân’ın yorumu; bakışı, kaybolmuşlar için peygamberlerin sevgi denizinin dalgalanışıdır. Sonunda din kervanını menzile o ulaştıracak, peygamberlerin gönderiliş amaçları ve onların çektiği zahmetler karşılık bulacak ve açığa çıkacaktır. Selâmların en güzeliyle selâm olsun ona.

Vahiy Evinin Kızı Hz. Fatıma (a.s)

Hz. Peygamber’den (s.a.a) sonra onun yolunu devam ettiren seçkin hidayet önderlerinden biri de hiç kuşkusuz nübüvvet evinde gözlerini dünyaya açan, risalet sahibinin öğretilerinden fazlasıyla nasibini alan ve tüm Müslümanlara, özellikle de Müslüman kadınlara örnek olan Resul-i Ekrem’in yegâne kızı Hz.Fatımatü’z-Zehra’dır. O Fatıma ki, İslâm tüm boyutları ile onun yaşamında somutlaştı. O kadın ki, Resulullah’ın (s.a.a) “Âlemlerin kadınlarının efendisi” olarak nitelediği şahsiyettir. O ki, iman ve temizlik saçan parlak nur, aşılmaz kale ve tüm insanlığa üstün bir örnek idi. Allah’ın selâmı ona, babasına, eşine ve çocuklarına olsun.

Elinizde bulunan bu kitapçık, hidayet önderlerinden olan bu yüce şahsiyetin kısaca hayatını içermeye çalışmış, az da olsa deryadan damlalar sunmayı amaçlamıştır.

İran Ziyaretleri

*İslâm Dini sevgi ve güzellik dinidir. Kalpte yer alan sevgi bir şekilde dışarıya yansır, açığa çıkar. İnsan yapısı böyledir. Sevgiyi ibraz etmenin yollarından birisi, ziyarettir. Ziyaretlerin başında canımızdan ve tüm değerlerimizden üstün olan din önderlerimizin, peygamberlerin, Ehl-i Beyt’in Allah’ın veli kullarının, özellikle şehitlerin ziyareti gelir. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Bizi şehit olduktan sonra ziyaret eden kimse, hayatta iken bizi ziyaret etmiş gibi olur.”

*Ziyaret, Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt’in yüce makamlarının bilincini taşımak ve onların yanında ve safında yer almaktır; İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Bilin ki kim, Allah’ın farz kıldığı hakkımı ve itaatimi tanıdığı halde beni ziyaret ederse, ben ve babalarım kıyamet günü onun şefaatçileri oluruz.”

Ramazan Geldi Hoş Geldi

Sûfilere göre avâmın orucu, yemekten içmekten, cinsî muâmeleden çekinmektir. Hasâssın orucu, ağzı-dili, gözü-kulağı, eli-ayağı, aklı-fikri he türlü kötülükten arındırmaktır. Ahassü’l- havâsin orucuyla, Mutlak varlıkta yok olmak, O’nun varlığına bürünmek, O’ndan başka varlık görmemektir.

Yunus Emre:

“Oruç, namaz, gusül, hac hicaptır âşıklara

Âşık bundan münezzeh hassü’l-havâs içinde

Orucuna dayanma, namazına güvenme,

İlm-ü âmel mât olur nâz-ü niyaz içinde”

beyitleriyle bunu anlatır işte. Demek ister ki onlar, yaptıkları kullukları da görmezler; kendileri yoktur ki.

Müellif

Şam Ziyaretleri

İlk insanın yaratıldığın andan günümüze kadar çeşitli medeniyetlere şahit olan günümüz Suriye’si Hz. Habil (a.s), Hz. Zekeriya (a.s), Hz. Yahya (a.s) gibi yüce peygamberlerin, peygamber evlatlarının, sahabelerin, Allah’ın sevgili kullarının, büyük alimlerin, ariflerin, velilerin ve özellikle Peygamber efendimizin Ehlibeytinin ve Kerbela kahramanlarından bir çoğunun tertemiz bedenlerini bağrına almıştır. Mazlumlar Anası Hz. Zeyneb’in ve Hz. Hüseyin’in (a.s) kızı Hz. Rukayye’nin türbeleri ziyaret edilen en meşhur türbelerdendir.

Elinizdeki kitapçıkta bu topraklarda bulunan şahsiyetlere ve onların hayatına ve nasıl ziyaret edileceklerine değinilmiştir.

Ehl-i Beyt’in Dilinden Kur’ân-ı Kerim C. 1

İmam Ali (a.s) şöyle buyurur:
Bilin ki şu Kur’ân, öğüdünde aldatmayan, yol göstermede insanı azdırmayan, söyleyişte yalan söylemeyen bir öğütçüdür. Kur’ân’la oturup kalkan, doğrulukta artma, körlükte eksilme ile oturup kalkar. Bilin ki hiç kimseye Kur’ân’dan sonra bir ihtiyaç, bir yoksulluk gelip çatmaz; hiç kimseye ona uyduktan sonra bir zenginlik ulaşmaz. Dertlerinize ondan şifa dileyin; güçlüklerinize ondan yardım isteyin; çünkü o en büyük derde bile devadır ki o da küfürdür, nifaktır, azgınlıktır, sapıklıktır. Allah’tan Kur’ân’la dileğinizi dileyin; onunla Allah’a yönelin; onu vesile ederek halktan bir şey istemeyin; çünkü kullar Allah’a, ona benzer, onun değerine denk değerli başka bir şeyle yönelemezler.
Bilin ki o şefaatçidir, şefaati kabul edilir; öylesine bir söz söyleyendir ki sözü tasdik olunur; Kur’ân kıyamet gününde kime şefaat ederse şefaati kabul olur ve Kur’ân, kıyamet gününde kimin aleyhinde söz söylerse sözü makbul sayılır.
Nehcü’l-Belâğa, Hutbe: 176

Caferî Şiîleri Tanıyalım

İhtilaflı konuları tartışmak ve her ekolün delillerini bilmek amacıyla ümmetin ulemasının ihlâsla, sıdk-ı niyetle ve her türlü taassup ve önyargıdan uzak bir şekilde bir araya gelmeleri pek de zorolmasa gerek.

Her ekol ve mezhebin özgür bir ortamda görüşlerini, fıkhi ve fikri konumlarını hiç çekinmeden net bir şekilde ifade etmeleri kadar doğal ve makbul bir şey olamaz  Bunun sonucunca Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıklar tamamen ortadan kalkmış olacaktır.

İşte bu kitapçığın yazılma amacı bu doğrultuda atılan küçük bir adımdır. Gerçeğin ortaya çıkması ve olduğu gibi bilinmesi umuduyla…

Şaban Ayı

Hz. Resulullah (s.a.a):
Şaban benim ayım ve Ramazan Allah’ın ayıdır. Kim benim ayımı oruç tutarsa kıyamet günü onun şefaatçisi olurum.
İmam Muhammed Bâkır (a.s):
“Şabanın on beşinci gecesi, Kadir gecesinden sonra en faziletli gecedir. O gecede Allah Teâlâ kullarına kendi fazlını ve lütfunu ihsan eder ve minnetiyle onları bağışlar. O hâlde o gecede Allah’a yakınlaşmak için var gücünüzle çaba gösterin. Zira o gece öyle bir gecedir ki Allah Teala hiçbir saili -günah bir şey istemediği takdirde- o gecede eli boş geri çevirmeyeceğine dair yemin etmiştir. Allah Teala Kadir gecesini Resulullah (s.a.a) için kararlaştırdığı gibi o geceyi de bizim için belirlemiştir.”

Ramazan Ayı

Hz. Resulullah (s.a.a):

Ey İnsanlar! Allah’ın ayı, bereket, rahmet ve mağfiretle size varıp ulaşmıştır. Öyle bir ay ki Allah indinde her aydan daha üstündür. Gündüzleri en iyi gündüz; geceleri en üstün gece ve saatleri en iyi saatlerdir. Öyle bir aydır ki, o ayda Allah’ın misafirliğine davet edilmiş ve Allah’ın değer verdiği kimselerden kılınmışsınızdır. Onda nefesleriniz tesbih (zikir), uykunuz (bile) ibadet sayılır.

Bu ayda halis niyetler ve temiz kalplerle sizleri oruç tutmaya ve Kur’an okumaya muvaffak etmesi için Allah’ı çağırın (dua edin).

İmam Mehdi ve Gayb Haberleri

Buraya kadar yaptığım açıklamalar, önerilere binaen beklenti, umut ve intizar ehli temiz insanlardan dileğim şudur: Bu konuya yaklaşımımız, en dakik ve en üstün ilmî, şer’î  ve akli kriterlere dayanmalıdır. Hurafeler âlemine, efsaneler dünyasına kanat çırpmamalıyız. Bizi bilgiye götürmeyen hiçbir yolu izlememeliyiz. Bunlar bizimle Allah arasında hüccet hâline gelmemelidir.

Umre Rehberi

Bu eserde, asrımızın taklid mercilerinden şu beş müçtehidin nazar ve fetvaları esas alınmıştır.

– Ayetullahi’l-Uzma İmam Humeynî (r.a)

– Ayetullahi’l-Uzma Seyyid Ali Hamaneî

– Ayetullahi’l-Uzma Seyyid Ali Sistanî

– Ayetullahi’l-Uzma Nasır Mekarim-i Şirazî

– Ayetullahi’l-Uzma Seyyid Musa Şubeyr-i Zencanî

Gadir Hadisi ve İmamet Meselesi

Elinizdeki bu kitapçık; her biri Şehid Ayetullah Mutahhari’nin iki kitabından seçilmiş iki bölümden oluşmakta olup, her bölümün ortak noktası Gadir-i Hum vakası ve hadisi ile bunların Ali’nin (a.s) imametine olan delaletidir. 

Birinci bölüm, “Gadir ve Müslümanları İçerden Tehdit Eden Tehlike” başlığı altında yer aldığı On Beş Konuşma (Panuzdeh Goftar) kitabından alınmıştır. İkinci bölüm ise, şehid mütefekkirin İmamet ve Önderlik (İmamet ve Rehberi) kitabının “Gadir Hadisinin Ali’nin (a.s) İmametine Delaleti” başlığı altında yer alan kısmıdır.

Kur’ân-ı Kerim (40 Hadis)

Bu kitapta Kur’ân-ı Kerim hakkında nakledilen 40 hadis okuyucuya sunulmuştur.
Resulullah (s.a.a):
Fitneler, karanlık gece parçaları gibi etrafı sardığı zaman Kur’ân’a sarılın ve ondan ayrılmayın; çünkü Kur’ân, aracılığı kabul edilen bir şefaatçi ve şikayeti kabul olan bir davacıdır. Kim Kur’ân’ı önüne geçirirse (onu kendine önder edinirse), Kur’ân onu cennete götürür ve kim Kur’ân’ı arkasına atarsa (ona amel ve itina etmezse), Kur’ân onu cehenneme sürükler.

Ziyaret Gerçeği ve Gerçek Ziyaret

SEVGİMİZE ŞAHİD OLUN

Rabbimizin sevdikleri

Sevgimize şâhid olun

Kitabında övdükleri

Sevgimize şâhid olun

Yemin olsun seviyoruz

Hüseyn için ölüyoruz

Âşıklardan diliyoruz

Sevgimize şâhid olun

Hüseyn Hüseyn nidâları

Lebbeyk lebbeyk sadâları

Yolun mihmanserâları

Sevgimize şâhid olun

 

Ya Hüseyin diyen diller

Dünyadaki kızıl güller

Hüseyn’e tutkun gönüller

Sevgimize şâhid olun

Züvvâra hâdim ey  erler

Oluk oluk akan terler

Mersiye okunan yerler

Sevgimize şâhid olun

İnsan seli akan yollar

Ilgıt ılgıt esen yeller

Acıyla bükülen beller

Sevgimize şâhid olun

 

Kabarmış yara ayaklar

Yorgun dirençli bacaklar   

Hüseyn’e bitap yürekler

Sevgimize şâhid olun

                              

Yorulsa da her yanımız

Durmayacak kervanımız

Bu yoldaki her anımız

Sevgimize şâhid olun

Ayak bastığımız taşlar

Gözümüzden akan yaşlar

Kerbela’ya uçan kuşlar

Sevgimize şâhid olun

 

Yolda kurulan çadırlar

Yere serilen hasırlar

Aradan geçen asırlar

Sevgimize şâhid olun

 

Üstümüze konan tozlar

Güneşle kavrulan yüzler

Kerbela’ya giden izler

Sevgimize şâhid olun

 

Bizi seyreden yıldızlar

Rugeyye yaştaki kızlar

Altı aylık minik yüzler

Sevgimize şâhid olun

                                                

Kara yeşil al bayraklar

Yaşı yetmiş yüzü aklar

Yere inen tüm melekler

Sevgimize şâhid olun

Bu yolda yorulan dizler

Hüseyn’e ağlayan gözler

Yürürken duyulan hazlar

Sevgimize şâhid olun

 

Kurak çöller, yaslı çöller

Nohe, ağıt dolu diller

Sinelere vuran eller

Sevgimize şâhid olun

Eli asalı analar

Ağzı dualı analar

Kalbi Safalı analar

Sevgimize şâhid olun

Ey novheler, ey şiirler

Gönlü Hüseyn’e esirler

Kapısındaki kıtmirler

Sevgimize şâhid olun

 

Musa AYDIN

Ehl-i Beyt’ten Dualar

Dua, insanın manevî hayatının bölünmez bir parçasıdır. Dua, insanı sonsuz yüceliğe bağlayan nurlu bir halkadır. Dua, ibadetin özüdür. Dua, son derece aciz bir varlığın mutlak sahibi bir varlığa sırlarını açıp ondan yardım istemesi, yalvarışı ve O’na yöneliştir.

İÇİNDEKİ DUALAR:

-Kumeyl Duası

-Hz. Ali’nin Münacatı

-Ramazan’ın Günlük Duaları

-Namaz Sonrası Dualar

-Recep Ayının Duası

-Ramazan Ayının Duası

-İftar Duası

-Sofra Duası

Son Elçi Hz. Muhammed

“Karanlıkta Parlayan Nur” timsali olan o büyük şahsiyetin manevi makamına küstahça saldıranlar yeniden dünyamızı karanlıklara boğmak istemekte ve aydınlık nurunu üfleyerek söndürmeye çalışmaktadırlar. Ancak bilmezler ki Allah nurunu tamamlayacaktır, cahiller istemese de.

Bu küstah ve pervasızca saldırılar karşısında “Nur Ümmeti” Nurlu Peygamber’ine (saa) daha çok sarılarak içinde bulunduğumuz yılı “Peygamber Yılı” ilân edip küfür, şirk ve cehalet ordularına gereken cevabı verecektir.

Hac Rehberi

 

Kitapta İmam Humeyni’nin (ra) fetvaları esas alınmış, Türkiye’de taklit edilen diğer müçtehitlerin farklı fetvaları da dipnotta açıklanmıştır. Dipnot düşülmeyen konularda fetvalarını açıklamaya çalıştığımız müçtehitler arasında görüş birliği vardır. Çalışmalarımızın kısa olmasına özen gösterdiğimiz için sadece en önemli hac ve umre meselelerine ve onların bazı müstehap amellerine değinmekle yetindik. Bu çalışmalarımızda mümkün oldukça zor ıstılah ve sözcükleri kullanmaktan kaçındık.

 

İmam Ali (Ona Selam Olsun)

Peygamber Efendimiz, Ehlibeyt İmamları’nın ve onlar hakkındaki olayların “fertlerin tarihi” olmadığını; bilakis Allah’ın, insanlık tarihi boyunca peygamberlerin  dilek ve çabalarının tecelli etmesini istemiş olduğu insanın “ilahi hidayet ve eğitim tarihi” olduğunu bilmek gerekir. Hz. Peygamber (s.a.a) ve başta İmam Ali olmak üzere tüm Ehlibeyt’i, yeryüzünde (kelimenin tam anlamı ve bütün yönleriyle) ilahî halifeliğin canlı tecessümü ve yüce örneğidirler. İşte bu yüzden bu şahsiyetlerin hayatı önem arz etmektedir.

Özetle kaleme alınan elinizdeki bu eser, İmam Ali’nin (a.s) hayatından bazı kesitler; kişiliği, davranışları ve tutumları hakkında tarihçilerin kaydettikleri ve araştırma kaynaklarında yer verdikleri bazı alıntıları sunmaktadır.

Recep Ayı

İmam Cafer Sâdık (a.s): Kıyamet günü olduğunda Arş’ın bağrından bir münadi şöyle seslenecektir: “Recep ehli nerede?!” Yüzleri insanlara parlayan ve başlarında inci ve yakutla süslü padişahlık tacı bulunan bir grup ayağa kalkacaktır. Her birisinin sağında bin ve solunda bin melek ona eşlik ederek şöyle hitap ederler: “Ey Allah’ın kulu! Kutlu olsun sana Allah’ın bu ikramı-lütfu!”

Son Vasi

Zamanın imamı Hz. Mehdi’nin (af) hedef ve ülkülerini bilmek ve ona yardım için hazırlıklı olmalıyız; çünkü o insanlık âleminin yaşayan tek imamı ve nazır hüccetidir. O, Allah’ın yeryüzündeki tek bakisi, peygamberler soyunun cevheri ve Ehl-i Beyt İmamları’nın tek yadigârıdır.

O’nun yaşamı, sırlarla dolu gaybeti, mucizevi uzun ömrü, nurlu ve hayat dolu zuhuru, hepsi insanlık tarihinin müstesna ve en verimli dilimidir. Çünkü bu olay, tevhidin varlık aleminin dört bir yanında hakimiyet kurmasıyla sonuçlanacaktır. O gün yaşama dileğiyle!

Hadis-i Şiblî

Haccın irfanî boyutunda taşıdığı esrarı ve zarafeti anlatan güzel ve latif sözlerden biri, Seyyidu’s-Sacidin İmam Ali b. Hüseyin Zeynelabidin’in (a.s) sözüdür. İmam Zeynelabidin (a.s) hacdan dön- düğü seferlerden birinde, Şiblî adında biri, o hazreti karşılamaya gelir. İmam Zeynelabidin (a.s), Şiblî’ye “Haccı yerine getirdin mi?” diye sorar. Şiblî cevabında “Evet, ey Resulullah’ın (s.a.a) evladı.” der. İmam (a.s), hac amelleri ve mekânlarının sırları hakkında kendisine sorular sorar ama tüm sorulara Şiblî’nin verdiği cevap olumsuzdur. İmam (a.s) şöyle buyurur: “Öyleyse sen bu ameli yerine getirmemişsin. Mikat’a gitmemişsin, tavaf yapmamışsın ve…”

Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.

Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.

The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein

You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:

  • The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
  • But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
  • Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
  • Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
  • Websites in professional use templating systems.
  • Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
  • When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.

This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.