Ozan Kemal Sarıalioğlu

Şehid İmad Muğniye

Bugün Hizbullah hareketi ile özdeşleşmiş sembol bir şahsiyet olduğu herkes tarafından kabul edilen İmad Muğniye’nin

ismi, şehadetine dek çok az kimse tarafından işitilmişti. Hizbullah içerisindeki önemi ve etkisinin kimilerince Seyyid Hasan

Nasrallah’tan bile fazla olduğu söylenen birisi için bu durum daha da ilginçtir. İmad Muğniye’nin tüm askerî eylemliliğinde

bilfiil ve birinci olarak rol oynadığı Hizbullah, adını ilk olarak Amerikalı ve Batılı işgalcileri Lübnan’dan apar topar kaçmak zorunda bırakan1983 yılındaki eylemleriyle duyurmuştu. Bu operasyonlardan birinin neticesinde, Lübnan İç Savaşı’na İsrail ve Falanjistler lehinde müdahil olmak için bu ülkede bulunan 241 Amerikalı ve 58 Fransız askeri ortadan kaldırılmış, söz konusu olay kayıtlara ABD’nin Vietnam Savaşı’ndan sonra aldığı en büyük darbe olarak geçmişti. Ardından benzer büyük darbeler gelmiş, İsrail ve CIA üsleri vurulmaya devam etmiştir. Siyonizm’le mücadele süreci de sonraları 2000 yılında Güney Lübnan’ın işgalden kurtulması ve 2006’daki 33 Gün Savaşı zaferiyle taçlanacaktı. Şaşırtıcı olan ise tüm bu bahsi geçen hadiselerin ardında, tek bir kişinin muazzam oranda ağırlığının oluşudur. Henüz on beş yaşındayken mücadeleye atılan ve yirmili yaşlarının başlarında yukarıdaki eylemleri gerçekleştirip söz konusu zaferleri komuta eden İmad Muğniye gibi, 46 yıllık ömrüne bu denli şeyi sığdıran başka bir mücahid komutanı ve devrimciyi bulmak çok zordur. İmad Muğniye’nin 20 yılı aşkın bir süre 40’dan fazla ülke istihbaratı tarafından takip edilen birisi olması ve bu durumun gerektirdiği gizlide yaşama durumu, hayatı hakkında fazla bilgiye sahip olmamızı güçleştirmektedir. Farklı tanıklıklara dayalı anlatımlar ise bazen çelişkili bilgilere de yol açmıştır ki, okuyucu bunu fark etmekte zorlanmayacaktır. Elinizdeki kitabın ilk baskısı (2012) ağırlıklı olarak, İran’da yayınlanan Şâhid-i Yârân isimli derginin İmad Muğniye özel sayısındaki ve bazı internet sitelerinde çıkan Farsça makale ve röportajların çevirisinden oluşmaktaydı. Bunların bir kısmı ebuhaditv ve velfecr sitelerinde Kemal Saral müstear ismiyle yayımlanmıştı. Bu baskıya ise elde edilen yeni bilgi ve tanıklıkları yansıtan, Medya Şafak ve İntizar.web sitesindeki İngilizce ve Arapça kaynaklı yazıları da ekledik Yüce Allah’tan, bu küçük çalışmamızı dergâh-ı ilahîsinde kutlu şehidimizin şefaatine nail olma vesilesi kılmasını diliyoruz.

 

Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.

Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.

The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein

You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:

  • The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
  • But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
  • Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
  • Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
  • Websites in professional use templating systems.
  • Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
  • When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.

This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.