Stock status
329 sonuçtan 97-120 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
Müslüman Alimlerin Eğitim, Öğretim ve Temelleri Üzerine Görüşleri – 3
Bu ciltte, Gazzâlî’nin eğitim ve öğretim ile ilgili görüşlerine yer ayrılmıştır.
Şüphesiz Gazzâlî, büyük mürebbilerden ve İslam dünyasının namlı eğitim araştırmacılarından biriydi. Onun eğitimle ilgili düşünceleri asırlarca İslam dünyasının eğitim kültürüne hâkimdi. Büyük eğitimciler, kendi eğitim yöntemlerinde ve bakışlarında onun eserlerinden ve düşüncelerinden ilham almışlardır.
Bu kitapta öncelikle Gazzâlî’nin hayatından ve eserlerinden bahsedilmiştir. Ardından Gazzâlî’nin eğitimle ilgili düşüncesinin felsefî temellerinin bir kısmına ve Gazzâlî’nin varlık, Tanrı, dünya ve insana dair yaklaşımına değinilmiştir. Daha sonra eğitimle ilgili etkenler konu edilmiş; eğitimde kalıtımın ve çevrenin rolüne değinilmiştir.
Yine Gazzâlî’nin eserlerinde eğitim yöntemlerinin tanınması ve sınıflandırılmasına işaret edilerek eserlerinde geçen beş yöntem ayrıntılarıyla işlenmiştir.
Masum İmamların Fikrî ve Siyasi Hayatı 2
Bu kitap İmamların tarihini ele alan eserlerde karşılaştığımız iki aksi metodun karşısında yeni ve doğru bir üslup sergilemektedir. İmamların hayatını incelemeye alanların bir çoğunun ifrat veya tefrit noktasında yanılgıya düştüklerini görmekteyiz.
Bazıları İmamların tarihini kavrama ve algılamada aşırılığa (ifrat) gidip onların sürekli “gayp”dan yararlandıklarını söylemekteler. Bazıları da İmamlara karşı sırf dünyevi gözle bakan gayb ve ilahi kerametler unsurunu dikkate almadan imamların yaşam, tutum ve tavırlarını incelerken ihmale (tefrit) düşmekten kurtulamamışlar.
İşte bu kitabı okurken her iki eksiklikten uzak bir şekilde Ehlibeyt İmamlarının hayatındaki (Fikri ve Siyasi boyutlarıyla) mücadele unsurlarını tanıma fırsatını bulacaksınız.
İmam Cafer Sadık’ın (a.s) Ehlisünnet’le Yaşam Biçimi
Zamanın gereksinim ve ihtiyaçları doğrultusunda İslam toplumunun ortak değeri olan şahsiyetlerin hayatlarına eğilmek, etkin insanların rolünü kendimiz için güncellemek, İslam toplumunun temel dinamik ve evrensel ilkelerini ayakta tutmak için örnek alınması gereken şahsiyetlerin yaşamından yardım almak, hiç şüphesiz yapılması gereken en önemli çalışmalardan biridir. Bizleri Allah’a yaklaştırıp dergâhında sevimli kılan; mezhep, mektep ve tarikatlarımızı yüceltmek değil, O’nun dinini yüceltmeye çalışmaktır…
İslam dininin ahlaki ve insani değerlerini yaşayıp yaymak için atılacak adımlarda hiçbir ihtilaf bulunmamaktadır. Birliktelikler sağlam bir temel üzere atılmalıdır ki kısmi ihtilaflar bu sağlam temeli yok edemesin. Bu doğrultuda ele aldığımız mevcut kitap, altı ana bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümde; İmam Cafer Sadık’ın (a.s) hayatı, Ehlisünnet kavramından maksadın kimler olduğu, ayrıca o dönemin siyasi ve kültürel yapısı kaleme alınırken; üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı bölümlerde ise İmam Cafer Sadık’ın, Ehlisünnet’in âlim, yönetici ve halkına karşı sergilediği yaşam biçimi ve yöntemleri konu edilmiştir.
İslam dinini yaymak için çaba gösterip ahlaki ve insani değerleri yaymaya çalışarak dünyadan göçen İmam Cafer Sadık (a.s) gibi yüzlerce arif insana ne mutlu!
Müellif
İmam Mehdi’nin (a.s) Zuhur Öyküsü
Hepimizin gözü ufuktaydı. Asırlardır büyük bir arzu ile beklediğimiz habibimiz yola çıkmıştı.
Herkes baharın gelmesini heyecanla bekliyor; onu görmek için saniyeleri sayıyordu.
Kalemi elime alıp bir yıl boyunca onlarca kitap içinde yitiğimin peşinden koştum.
Onun gelişine ilişkin müjdeleri sana anlatmak istiyorum. Masumların (hepsine selam olsun) sözlerinden faydalanarak öyle ayrıntılı anlatmak istiyorum ki sen de onu aşkla bekleyesin.
Yüzün üzerinde eser inceleyerek bu kitabı hazırladım. Sözlerimin delillerini son notlardaki hadislerde görebilirsin. Şimdi kitabı oku. İmam-ı Zaman’ın (a.s) zuhurunu daha büyük bir aşkla bekleyecek, gelişini daha fazla arzulayacaksın. Zuhur hikâyesinin insana nasıl bir huzur verdiğini göreceksin. Çünkü hem “zühre” hem “zühra” hem “zehra” hem de “zuhur” sözcüklerinin Arapça “zahara”, yani parladı, ışıdı kökünden geldiğini öğrenecek, ferahlayacaksın.
Kuran dan Esintiler
Kur’an, âlemlerin Rabbi namına bir ilahî hitaptır. Bütün kâinatın Sahibi, bütün mahlûkatın Hâlikı namına bir ezelî konuşmadır. Hakîm, Kerîm ve Rahîm bir Rabbin Kelâm-ı Ezelîsi olarak sonsuz hikmet, kerem ve rahmet yüklüdür. Furkan’dır ve Mu’cizu’l-Beyan’dır. Dolayısıyla onu okumak, okumaların en güzelidir. Onu dinlemek, dinlemelerin en güzelidir. Onunla düşünmek, tefekkürün en güzelidir. Ona göre yaşanan bir hayat, hayatların en güzelidir.
Kur’an’dan Esintiler kitabı, Kur’an’la irtibatsız olanlara irtibat kurabilmenin yollarını, Kur’an okumaları gerçekleştiren okuyucularının bu okumalarının verimli bir şekilde sağlayabilmesi ve hayatlarına tatbik edebilmelerini gösteriyor. Kimi zaman Peygamberimizin huzuruna bizleri götürerek ayetleri daha güzel anlamamızı sağlıyor ve kimi zaman da pak, tertemiz masum imamların Kur’an ahlakından inciler serip, ayet üzerinde derinlemesine tefekkürünü ve kulluğunun terennümlerini ruhlarımıza estiriyor.
Hz. Ali nin (a.s) Yönetim Tarzı
Hz. Ali (a.s), bir devlet adamı olarak devletin her alanında, bulunmuş olduğu şartların elverdiği kadarıyla yeniliklere gitmiş, nevi sahsına münhasır bir idareci örneği sergilemiştir. Halifeliği döneminde tayin ettiği vali ve kadılara verdiği öğütler ve gönderdiği emirnameler adeta bir ibret vesikası halinde olup, günümüz yöneticileri tarafından dikkate alınması, defalarca okunması ve uyulması ve uygulanması gereken hususlardır.
Hz. Ali’nin (a.s) beş yıl civarı İslam toplumunun idaresini ve yönetimini üstlendiği, İslamî menfaatler doğrultusunda yönetimle ilgili en çok konunun ondan nakledildiği dikkate alınarak Hz. Ali’nin (a.s) yönetim konuları hakkındaki siyeri, sözleri ve görüşleri “Hz. Ali’nin Yönetim Tarzı” adı altında sizlere sunulmaktadır.
Cevşen-i Kebir
Dua, insan hayatında var olması gereken en önemli ibadetlerden biridir. Öyle bir ibadet ki, insanı mutlak yüceliğe bağlayan nurlu bir halkadır. Dua, acziyet içerisinde insanın, Allah’a sırlarını açıp yardım istemesi, yalvarması ve sığınması için yön vermektedir.
Bazen bu yöneliş, ruhta öyle bir arınmaya sebep olur ki, insan hevesler uçurumundan kurtularak, mutlak güç sahibine hicret ve iltica eder.
Elinizdeki eserin ilk bölümünde Yasin Suresi’ne, ikinci bölümde ise İmam Ali’den (a.s) nakledilen Kumeyl duasına yer verildi. Kullanımı kolaylaştırmak ve okuyucuların zamanla manasına vakıf olabilmelerini sağlamak için Arapça metinle anlamını karşılıklı sayfalarda verdik. Ayrıca Arapça okumayı bilmeyenler için Türkçe okunuşunu da ekledik.
Gülzâr-ı Hüseynî
Tarih boyunca Aşurai değerlerin ve Hüseyni mesajların yaşatılması ve insanlara ışık tutmasını sağlamak için Ehlibeyt’in ve dostlarının istifade ettikleri en etkili vesilelerden biri de şiir sanatıdır. Bu yeteneğe sahip şairler sürekli Ehlibeyt İmamları tarafından teşvik edilmiş, ödüllendirilmiş, ayrıca büyük sevaplar alacakları vaat edilmiştir.
Elinizdeki bu mütevazi çalışma işte bu kutsal sünneti devam ettirip yaşatmak ve Hüseynî mektebin İlahi mesajlarını insanlara ulaşmasına küçük bir katkıda bulunma amacıyla geçmiş ve günümüz şairlerin Hüseyni nidalarından ve ruhu okşayan, göz yaşartan, gönlü nurlandıran nefeslerinden seçilerek derlenmiştir.
Hidayet Önderleri c.14
Tarihin başlangıcından itibaren bütün çağlar ve yüzyıllar boyunca peygamberler ile onların vâsileri, ilâhî hidayet meşalesini elden ele taşımışlardır. Yüce Allah kullarını hiçbir yerde, hiçbir zaman hidayete ileten bir hüccetsiz, doğru yolu gösteren bir mürşitsiz ve aydınlatıcı ışıksız bırakmamıştır.
Ehl-i Beyt, Peygamberimizin (s.a.a) Allah’ın emri ile kendinden sonra ümmetin önderliğini üstlenmek üzere tanıttığı en hayırlı kimselerdir.
“Ben size iki değerli emanet bırakıyorum. Bunlara sarıldığınız takdirde kesinlikle sapıtmazsınız. Bunlar Allah’ın kitabı ile benim Ehl-i Beyt’imdir. Bunlar Havuz’da yanıma gelinceye kadar birbirlerinden asla ayrılmayacaklardır.”
Ehl-i Beyt’in hayat çizgisi, Hz. Peygamber (s.a.a) döneminden sonraki İslâm’ın gerçek çizgisini yansıtır. Onların hayatlarını kapsamlı biçimde incelemek, köklü İslâm hareketinin kapsamlı bir portresini gözler önüne serer.
Bu hususta Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı’nın, Şia’nın düşünürlerinden oluşturduğu bir komisyon aracılığıyla hazırlattığı “Hidayet Önderleri” unvanıyla 14 ciltten oluşan ve konusunda kaynak olan dev çalışması şayan-ı teveccühtür.
Ehl-i Beyt hareketi hakkında bu inceleme, elçilerin sonuncusu Abdullah oğlu Muhammed Mustafa (s.a.a) ile başlayıp, vâsilerin sonuncusu ve beklenen Mehdi Muhammed b. Hasan Askerî (a.s) ile son buluyor.
Elinizdeki bu kitapta, Resulullah’tan (s.a.a) sonra Ehl-i Beyt İmamları’nın onikincisi ve hidayet önderlerinin ondördüncüsü olan İmam Mehdi’nin (a.s) hayatı incelenmiştir. Yüce Allah bütün ümmetlere, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra onun eliyle her tarafı adaletle dolduracağını vaat etmiştir.
Ehl-i Beyt Mektebinde Temel İnançlar Cilt .1
Bu eserde Ehl-i Beyt Mektebi’nin inanç esasları olan,
Tevhit, Adalet, Nübüvvet, İmamet ve Mead konuları özet
olarak delilleriyle birlikte incelenmiştir.
Belki de bazıları, “böyle bir eserin yazılmasına ne gerek
vardı?” diye düşünebilirler.
Ancak açıktır ki, her inancın varlığının sürekliliği, onun
bilimsel olarak açıklanmasını, zorunlu kıldığı gibi, belli bir
inanca sahip olan insanların, o inancı doğru bir şekilde öğrenmeleri, onların en doğal, en tabii haklarıdır. Bu ise, o
inancın içeriğini ortaya koyan, bizzat o inanca sahip olan
kimseler tarafından kaleme alınan yazılı eserler olmadan,
imkânsız olduğuna göre, bu tür eserlerin yazılmasının ne
kadar elzem olduğu ortaya çıkmaktadır.
El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.1
el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.
Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.
İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.
Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.
Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.
Kur’an’da İnsan Tanımı
Üstad Mutahharî’nin Şehâdeti Dolayısıyla İmam Humeyni’nin Yayınlamış Olduğu Mesajdan Bir Kesit:
…Bendeniz İslâm’a, evliya-ı azimû-ş şa’na, İslâm milletine ve özellikle de mubariz İran milletine, büyük şehit, mütefekkir, filozof ve yüce bir makamı olan fakîh merhum Hacı Şeyh Murtaza Mutahhari’nin (k.s) acı kaybı sebebiyle tebrik ve tesliyetlerimi sunarım. Bu tesliyetim, şerefli ve değerli ömrünü, Mukaddes İslâm’ın hedefleri uğrunda harcamış, sapıklıklar ve inhiraflara pervasız bir mücadele gerçekleştirmiş bir şahsiyetin şahadeti içindir. Ben çok kıymetli bir evladımı yitirdim ve şimdi ömrümün ürünü sayılabilecek şahsiyetlerden biri olarak, onun matemini çekiyoruz. Aziz İslâm’da, bu meyveli evladın ve daima yaşayacak âlimin şahsiyetiyle öyle bir boşluk açılmıştır ki hiçbir şey o boşluğu dolduramaz. Ve tebriklerim ise, bütün yaşamı boyunca ve ondan sonra nur saçmış ve hala da saçan bu fedakâr şahsiyetlere sahip olunduğu içindir. Ben nurlu ışıklarıyla insanlara hayat bahşeden ve karanlıklara nur saçan böyle evlatların eğitilmesi sebebiyle yüce İslâm’a, insanların mürebbisine ve İslâm ümmetine tebriklerimi sunuyorum. Ben her ne kadar kendi vücudumdan bir parça olan aziz bir evladımı kaybettimse de, İslâm’da böyle fedakâr evlatlar olduğu için iftihar ediyorum. Ruh temizliği, iman gücü ve anlatma yeteneği hususunda benzeri az bulunabilecek olan Mutahhari gitti ve Mele-i A’la ulaştı. Ancak art niyetliler şunu bilsinler ki, onun şahadetiyle birlikte İslâmi ilmi ve felsefi şahsiyeti de gitmez.
Vela ve Velayet Üzerine
Bu kitapta, Kur’an ve Sünnette kendisine sıkça rastlanan kavramlardan birisi olan “velayet” üzerinde derinlemesine yapılan bir araştırmayla karşılaşacaksınız. Hele bunu yapan asrın ün yapmış mütefekir filozoflarından “MUTAHHARİ” ise, daha da bir ilginç ve yeni sonuç ve saptamalarla tanışacaksınız.
Kur’an İlimlerine Giriş
Kur’an-ı Kerim’i anlama gayreti hicri beşinci asırdan itibaren ise “Ulûm-u Kur’an (Kur’an İlimleri)” başlığı altında sürdürülmüştür. Günümüze kadar yüzlerce Kur’an ilimlerini bir araya getiren ve “Ulûm-u Kur’an” başlığını taşıyan eserler yazılmış, bu alanda takdire şayan kitaplar kaleme alınmıştır. Müslümanların Kur’an-ı Kerim’i anlama gayretlerine paralel olarak Kur’an ilimleri ile alakalı eserlerin telifi de nitelik ve nicelik itibariyle gelişerek devam etmiştir. Özellikle yakın dönemde kaleme alınan eserlere oryantalistlerin Kur’an-ı Kerim çerçevesinde oluşturdukları şüpheleri yok edecek açıklayıcı bilgiler ilave edilmiştir.
Çağımızda Kur’an ilimleri alanında kendisini yetiştirmiş en önemli ve büyük âlimlerden biri de hiç şüphesiz Üstad Muhammed Hadi Marifet’tir. Kendisi ömrünü Kur’an’a, tefsire ve Kur’an ilimlerine adamış, bu alanda çok kıymetli eserler kaleme almış, alanında uzman nice ilim erbabını yetiştirmiştir.
Özellikle kendisinden geriye bıraktığı bu kitabı alanında yazılmış kaynak eserlerden biridir.
Vahdet Güneşinin Esareti
Ehlibeyt, son derece ağır koşullarda yaşamaya mahkûm edilmiş ve zorluklara karşı, amansız mücadele sergilemişlerdir. Yeri gelmiş bunun bedelini canları pahasına ödemişlerdir. Tüm bunların yaşanmasının sebebi nedir acaba? Bunun cevabını İslâm ümmeti sormuş mu acaba kendi kendine hiç…? Neden Peygamber soyu bu zulme reva görülmüş? Neden dedelerinin hatırı hiçe sayılıp vahşice katledilmiş? Sizce iktidar hırsımı? Cevap, sizce tahta çıkanın karşısında onların bir engel teşkil etmesi sebebi mi sadece… Hayır… Bütün bunlar sadece gün yüzündeki sebepler. İnanın bunlar bu yaşanan bu acı olayların yaşanmasının sadece bilinen yönü. Peki, gün yüzüne çıkmayan Ehlibeyt’in Peygamber’in torunu oldukları dinlenmeden katledilmeleri, yurtlarından sürgün edilip, esir bir şekilde zindanlarda ya da evlerinde şehit edilme sebepleri ne olabilir?
Bütün bu soruların cevabını bu kitapta bulacaksınız
Sorular ve Cevaplar – Cilt 2 – Kur’an & Ahlak
Tanımak hiç şüphesiz sormak ve araştırmakla müyesser olabilir. Kur’an ayetlerinde bizler araştırmaya, akletmeye ve sormaya davet edilirken aynı şekilde hadisler de öğrenmenin yolunun sorudan geçtiğini şöyle bildirmektedir:
“Ancak güzel sorular soran, öğrenebilir ve sadece öğrenen, güzel sorular sorabilir.”
Bu hususta dikkat edilmesi gerekilen önemli bir nokta; aklımıza takılan soruların mutlaka doğru cevabını bulmamız gerektiğidir, hiçbir zaman zihnimizde cevapsız soru bırakmamalıyız. Bu sorular ve aldığımız cevaplar sayesinden dünya görüşümüz şekillenecektir. Bu da ister istemez pratikteki yaşamımızı, hal ve hareketlerimiz oluşturacaktır.
Usul-u Kafi Cilt .1
Usul-u Kâfi, üç bölümden oluşan el-Kâfi hadis külliyatının birinci bölümüdür. Bu bölümde Şia’nın inanç ve itikadı, Ehlibeyt İmamlarının yaşamı ve Müslümanların yaşamı hakkında hadisler yer almaktadır.
Doğrularla Birlikte Olun
Bu kitapta okuyacağınız hususlar, benim şahsen yakin ettiğim ve gücüm yettiğince de, başkalarına izah etmeğe çalıştığım şahsi görüşlerimdir. Ben, kimseyi görüşlerimi kabullenmeye zorlamak istemediğim gibi, bütün müslüman kardeşlerimin görüşlerine de saygı duyuyorum. Zaten şüphesiz yegâne hidayet eden, Allah’tır ve salih kulların velisi de O’dur.
Kur’an İlimleri Metodolojisi
İslamî ilimler alanında ve aralarında İmamiye ulemasının da bulunduğu Müslüman âlimlerin araştırma ve tahkik sahasında bin yıldan fazla bir zaman boyunca, her biri Kur’an araştırmalarının bir boyutunu açıklayan veya Kur’an hakkındaki sorulardan birine cevap veren Kur’an’la bağlantılı bahisler külliyatı, “Kur’an ilimleri” genel başlığı altında biçimlenmiştir. Kur’an ilimlerini ele almanın zarureti, Kur’an tanınmadıkça onun muhtevasına girmenin anlam taşımayacak olması bakımındandır. Çünkü Kur’an ilimleri bahislerinin her birinden elde edilen ürünler, Kur’an’ın muhtevasından yararlanmada önemli bir rol oynar. Nitekim pek çok İslam uleması tefsirin mukaddimesinde veya tefsir sırasında Kur’an ilimlerinin konularını ele almıştır.
Elinizdeki çalışma, Kur’an ilimleri konusunda kapsayıcı bir tanım ortaya koyma, daha sonra bu ilimler için bilimsel bir kategorilendirme sistemi geliştirme ve sonuç itibariyle de Kur’an ilimleriyle ilgili araştırma metodolojisi için bir model gösterme amacındadır.
Dinimi Öğreniyorum c.1
“Dinimi Öğreniyorum” kitabi İslam öğretilerini öğrenme yolunda atılan ilk adım sayılabilir. Bu eserle inanç ilkeleri, ahlak ve İslam hükümleriyle ilgili bilgi edineceksiniz. Basit ve kolay dil kullanılmasına özen gösterilmiştir. Büyükler için de faydalı bir eserdir. Konular alt bölümde ele alınmıştır.
1- Tevhid ve Allah’ı Tanıma
2- Mead ve Ahiret
3- Nübüvvet (Peygamberi Tanıma)
4- İmamet
5- Furu-u Din (Din Hükümleri)
6- Ahlak ye Adap
İşlenen konular her Müslümanın bilmesi gereken ve bir bedenin organları gibi birbirine bağlı ve uyumlu konulardır.
Ehl-i Beyt ve Ehl-i Sünnet Ekolleri c.2
İhtilâflı konuların araştırılıp nereden kaynaklandığı incelenmeden Müslümanlar arasında vahdet ve birlik sağlanamaz. Üç ciltten oluşan bu eserin ilk cildinde delilleriyle birlikte iki büyük İslam mezhebinin ihtilaflı konuları ve bu ihtilafların kaynak ve etkenleri incelenmiş, daha sonra ihtilafı yok etmenin doğru yolları ele alınmıştır. İkinci ciltte iki ekolün, İslam dininin kaynakları hakkındaki görüşleri, üçüncü ciltte ise Resulullah’ın (saa) sünnetinden içtihad ve reyle amel etme sonucu meydana gelen sapmalara karşı İmam Hüseyin’in (as) kıyamı ve ardından diğer Ehl-i Beyt İmamları’nın bu husustaki çabaları incelenmiştir.
Eserde, halifelerin içtihadını İslam dininin kaynaklarından sayan Ehl-i Sünnet mezhebi “Hilafet Ekolü” ve On iki Ehl-i Beyt İmamı’nı İslam dininin öğretilerine ulaşma kaynağı gören Şia Mezhebi ise “İmamet ve Ehl-i Beyt Ekolü” olarak ifade edilmiştir.
Büyük Dinleri Tanımak
“Büyük Dinleri Tanımak” adlı bu kitap, günümüz dünyasının yaşayan büyük dinlerini tanıtma amacıyla üniversitelerin ilahiyat bölümü öğrencileri ve yine din havzalarında dini ilimlerle meşgul olan talebelerin faydalanması amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmacılar bu kitapta büyük dinlerde söz konusu olan inanç, gelenek ve ahlaki öğretilerin yanı sıra birçok faydalı konuyla tanışıp, onların kısa tarihçeleri ve beşeri kültüre olan etkileriyle tanışma fırsatı bulacaklardır.
Kitabımızın değerli yazarı, her dinin önemi doğrultusunda detaylı ve geniş araştırmalarda bulunmuş, o dinin can alıcı noktalarını ve seçkin özelliklerini ön plana çıkarma gayreti içerisinde olmuştur.
Bu kitap, İslam dini hakkında yeterli bilgi sahibi olup, bu din hakkında araştırma zarureti hissetmeyen kimseler için yazılmış olduğundan kitabımızın içinde yüce İslam dini ele alınmamış, bunun yerine X. bölümünde İslam’ın inanç ve amellerinden bir kısmı diğer dinlerle mukayese edilmiştir.
İmam Cafer Sadık (a.s) ve Fikrî Akımlar
Bu kitapta, İslam tarihinin İmam Cafer Sadık dönemine yani hicri 83-148 yıllarına tekabül eden havadisi ve olaylarla tanışacaksınız. Bu dönem İslam tarihinin en önemli dönemlerinden sayılmaktadır. Emevilerin yıkılıp Abbasilerin kuruluşu, Ebu Seleme ve Ebu Müslüm-i Horasanî’nin kıyamları, İspanya’da yeni bir Emevi hükümetinin kurulması, önemli siyasi ve kültürel değişmeler, felsefenin ilk olarak İslam toplumuna girişi, tasavvufi akımlar ve sufilerin yayılışı ve bazı fıkhi mezheplerin resmi mezhep olarak kabul edilişi… bu dönemin başlıca olaylarınfdandır.
Böyle bir hassas dönemde Ehlibeyt İmamlarından İmam Cafer Sadık (a.s) ne yaptı? Ne dedi? Nasıl çalıştı? Bu soruların cevabını bu kitapta bulacaksınız.
Cemâl Aynası
Merhum İmam Humeyni’nin en önemli fakat en tanınmayan boyutu, onun ilmi konumudur. O kendisini tüm İslami ilimler alanında yetiştirmiş ender şahsiyetlerdendir; fıkıh alanında yetkin bir müçtehid, felsefe dalında yeni görüşleri olan bir filozof, Kur’an’ın hizmetinde bir müfessir ve irfan konu olunca Allah’ın yeryüzündeki hak ariflerinden biridir.
İmam Humeyni tüm bu alanlarda hem öğrenci yetiştirmiş ve hem de çok kıymetli eserler kaleme almış yahut dersini vermiştir. İşte elinizde bulunan eser o aziz imamın üç önemli kitabını kapsamaktadır.
Birinci kitap Hamd / Fatiha suresinin tefsiri, ikinci kitap büyük bir ahlak dersi niteliğinde olan Cihad-ı Ekber yani insanın nefsi ve şeytan ile yapmış olduğu büyük savaş ve son olarak üçüncü kitap Merhum İmam Humeyni’nin hayatının farklı devrelerinde yazmış olduğu irfanî ve ahlakî mektuplarını içermektedir.
Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.
Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.
The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein
You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:
- The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
- But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
- Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
- Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
- Websites in professional use templating systems.
- Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
- When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.
This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.






