Stock status
329 sonuçtan 1-24 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.5
el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.
Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.
İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.
Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.
Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.
Kuran, Hadis ve Tarih Işığında İmam Ali Ansiklopedisi C.1
Kitap, sünnet ve tarih esas alınarak hazırlanan İmam Ali b. Ebu Talib (a.s) Ansiklopedisi her türlü övgüyü hak eden bir çalışmadır. İlim havzalarında ve üniversitelerde düşünür ve araştırmacıların yararlanması için 2000 yılında yayımlanmıştır.
Çok kısa bir zaman içinde din alimlerinin yoğun ilgisini çekti. Bu eserin bereketli sonuçlarından biri olarak İmam Ali Ansiklopedisi adlı eser telif edilirken bu kitabın esas alınmasını göstermek mümkündür.
Yine bu Ansiklopedi, “II. Dönem Velayet Yılı Kitabı” seçmelerinde ödül aldı. Bunun yanında başka ilmi ve kültürel ödüller ve mansiyonlar da aldı. Alanında yapılmış tüm zamanların en kapsamlı çalışması olan bu kitabın, tüm araştırmacılar ve mütalaa ehli için, bu alanda müracaat edilebilecek ilk kaynak kitap olabileceğine inanıyoruz.
1. Ciltte Yer Alan Bazı Konu Başlıkları:
İmam Ali Ansiklopedisi’nin Muhtevası
Ansiklopedinin Özellikleri
Birinci Kısım: İmam Ali’nin Ailesi (Doğum, Yetişme, Evlilik, Çocukları)
İkinci Kısım: Peygamber’in Yanında İmam Ali (Tebliğ Konusunda İmam Ali’nin Yardımı, Putları Kırmak İçin Peygamber’in Omuzuna Çıkması, Hicret Gecesindeki Büyük Fedakarlık, Bedir ve Uhud Savaşlarındaki Büyük Kahramanlıkları, İki Savaşta Düşmanı Teslim Olmaya Zorlaması, Hendek Savaşı’nda Kader Belirleyen Darbesi, Hudeybiye’deki Cesareti ve Edebi, Hayber’in Fethinde Kader Belirleyici Çabaları, Mekke Fethindeki Çabaları, Huneyn Savaşı’ndaki Büyük Mücadelesi, Tebük Savaşı’nda Peygamber’in Halifesi, Birkaç Önemli Görev, Peygamber’in İmam Ali Hakkındaki Bazı Duaları, Peygamber’in Ali Kucağında Vefatı)
Üçüncü Kısım: Peygamber’in İmam Ali’nin Rehberliğine Yönelik Çabaları
Birinci Fasıl: Vasilik Hadisleri (Her Peygamberin Bir Vasisi Vardır, Adem’in Vasisi, Nuh’un Vasisi, Musa’nın Vasisi, İsa’nın Vasisi, Hatemu’l-Enbiya’nın Vasisi)
İmam Mehdi (Ona Selam Olsun)
Başında Muhammed’in (s.a.a) sarığı, sırtında Muhammed’in (s.a.a) gömleği, ayağında Muhammed’in (s.a.a) çarığı, göğsünde Muhammed’in (s.a.a) Kur’ân’ı ve elinde Ali’nin (a.s) kılıcıyla; Zehra’nın (s.a) sevgisi, Hasan’ın (a.s) sabrı, Hüseyin’in (a.s) cesareti, Seccad’ın (a.s) ibadeti, Bâkır’ın (a.s) ilmi, Sadık’ın (a.s) doğruluğu, Kâzım’ın (a.s) tahammülü, Rıza’nın (a.s) rızası, Cevad’ın (a.s) cömertliği, Hâdi’nin (a.s) hidayeti, Askerî’nin (a.s) heybetiyle geliyor…
Varlığı, Allah’ın büyük nişanesi; gaybeti, gaybın tefsiri; zuhuru, ahiretin müjdecisi; kıyamı, ahde vefa ve cihadın tefsiridir. Kelâmı, Kur’ân’ın yorumu; bakışı, kaybolmuşlar için peygamberlerin sevgi denizinin dalgalanışıdır. Sonunda din kervanını menzile o ulaştıracak, peygamberlerin gönderiliş amaçları ve onların çektiği zahmetler karşılık bulacak ve açığa çıkacaktır. Selâmların en güzeliyle selâm olsun ona.
Kerbela Şehitlerinin Ardından
Kuşkusuz insanlık tarihine adını ve hedefini altın harflerle yazdıranlar içinde Kerbela kahramanı, özgürlük sembolü ve abidesi olan Hz. Hüseyin’in (a.s) yeri bir başkadır. Öyle ki, bu fedakârlık karşısında saygıyla eğilmeyen hiçbir insan bulunamaz.
O, İslâm toplumunda dinin yozlaşmaya yüz tutup saptırılmak istendiği ve dinî eğitimlerin arka plana atıldığı, kişilerin ilâhlaştırılıp saltanatın “din” diye yutturulmak istendiği karanlık bir devrin karanlığına kızıl kan meşalesi ile aydınlık saçıp aydın sayfaların nasıl oluşturulabileceğini gösteren bir hidayet meşalesi, fitne ve bela tufanından Nuh’un kurtuluş gemisi gibi insanlığı kurtuluş sahiline taşıyan gemi olmuştur.
İşte bu özgürlük öğretmenini, Kerbela okulunu ve şahadet dersini daha iyi idrak edebilmek için Şia ulemasının itibar ettiği SeyyidİbnTâvûs’un (589-664 h.) akıcı bir üslup ve eğitici bir metotla kaleme aldığı “el-Luhuf” adlı eserini okuyucularımıza sunarak, kaynak eser olan bu kitabı minnet borçlu olduğumuz Hüseynî şehitlerin ve Zeynebî şahsiyetlerin ruhuna ithaf ediyoruz.
Hidayet Önderleri c.3
Tarihin başlangıcından itibaren bütün çağlar ve yüzyıllar boyunca peygamberler ile onların vâsileri, ilâhî hidayet meşalesini elden ele taşımışlardır. Yüce Allah kullarını hiçbir yerde, hiçbir zaman hidayete ileten bir hüccetsiz, doğru yolu gösteren bir mürşitsiz ve aydınlatıcı ışıksız bırakmamıştır.
Ehl-i Beyt, Peygamberimizin (s.a.a) Allah’ın emri ile kendinden sonra ümmetin önderliğini üstlenmek üzere tanıttığı en hayırlı kimselerdir.
“Ben size iki değerli emanet bırakıyorum. Bunlara sarıldığınız takdirde kesinlikle sapıtmazsınız. Bunlar Allah’ın kitabı ile benim Ehl-i Beyt’imdir. Bunlar Havuz’da yanıma gelinceye kadar birbirlerinden asla ayrılmayacaklardır.”
Ehl-i Beyt’in hayat çizgisi, Hz. Peygamber (s.a.a) döneminden sonraki İslâm’ın gerçek çizgisini yansıtır. Onların hayatlarını kapsamlı biçimde incelemek, köklü İslâm hareketinin kapsamlı bir portresini gözler önüne serer.
Bu hususta Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı’nın, Şia’nın düşünürlerinden oluşturduğu bir komisyon aracılığıyla hazırlattığı “Hidayet Önderleri” unvanıyla 14 ciltten oluşan ve konusunda kaynak olan dev çalışması şayan-ı teveccühtür.
Ehl-i Beyt hareketi hakkında bu inceleme, elçilerin sonuncusu Abdullah oğlu Muhammed Mustafa (s.a.a) ile başlayıp, vâsilerin sonuncusu ve beklenen Mehdi Muhammed b. Hasan Askerî (a.s) ile son buluyor.
Elinizdeki bu kitapta, örnek kadın ve masum hidayet önderlerinin üçüncüsü olan Hz. Fatımatü’z-Zehra’nın (a.s) hayatı incelenmiştir.
Nahid
Elinizdeki eser, İran’da gerçekleşen İslam İnkılâbı’nın hemen arifesindeki günleri işlemesi bakımından, bu konuda bazı gerçeklere ışık tutan bir çalışma aslında… O günlerde sadece 12 yaşında olan yazar milyonluk halk kitleleriyle birlikte katıldığı gösteri ve yürüyüşlerin anılarını yer yer aktardığı romanında, yine aynı yaşlarda Amerika’ya yerleşmek zorunda kalan bir genç kızı romanının kahramanı seçmiş. Adını bu kahramandan alan roman, kurguyla gerçeklerin sık sık buluştuğu bir gergefte işleniyor. Bir cinayete kurban gitmiş olan babasının katilini bulup adalete teslim edebilmek için ülkesine dönen Nahid, ister istemez devrimin ve bu devrimin gerçek sahibi olan halkının arasında bulur kendisini…
Eser, 2012’de İran’da “İnkılâbın hikâyesi 3. Edebiyat Şenliği”nde ödül almıştır.
Mütercim
Hadis İlimlerine Giriş
Sünnet, Kur’an-ı Kerim’den sonra dinin ikinci kaynağı ve Kur’an’ın açıklayıcısıdır. Kur’an-ı Kerim’in öğretilerini Resulullah’ın buyruğu uyarınca “İlim üç kısımdır: Muhkem bir ayet, itidal üzere olan bir farz, yaşanan bir sünnet” akaid, ahlak ve ahkâm olarak üç kısma ayırdığımızda sünnet, İslami ölçü ve görüşler ışığında tüm bu öğretileri açıklayan ve sınıflandırandır. Dindeki tüm alanlarda sünnet, Kur’an’ın yanı başında yer almıştır. Bu da bir nevi sünnetin önem ve konumunun göstergesi olmuştur.
Elinizdeki eser, iki ciltlik “Hadis Çalışmaları” adlı eserden seçilmiş önemli konuları ihtiva etmektedir. Burada, hadis ilimlerini aşağıdaki dört ana başlık altında açıklamaya çalışacağız:
Hadis Tarihi
Dirayet-ul Hadis veya Musteleh-ul Hadis
Rical-ul Hadis
Fıkh-ul Hadis
El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.4
el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.
Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.
İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.
Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.
Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.
El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.12
el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.
Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.
İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.
Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.
Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.
Vahiy Evinin Kızı Hz. Fatıma (a.s)
Hz. Peygamber’den (s.a.a) sonra onun yolunu devam ettiren seçkin hidayet önderlerinden biri de hiç kuşkusuz nübüvvet evinde gözlerini dünyaya açan, risalet sahibinin öğretilerinden fazlasıyla nasibini alan ve tüm Müslümanlara, özellikle de Müslüman kadınlara örnek olan Resul-i Ekrem’in yegâne kızı Hz.Fatımatü’z-Zehra’dır. O Fatıma ki, İslâm tüm boyutları ile onun yaşamında somutlaştı. O kadın ki, Resulullah’ın (s.a.a) “Âlemlerin kadınlarının efendisi” olarak nitelediği şahsiyettir. O ki, iman ve temizlik saçan parlak nur, aşılmaz kale ve tüm insanlığa üstün bir örnek idi. Allah’ın selâmı ona, babasına, eşine ve çocuklarına olsun.
Elinizde bulunan bu kitapçık, hidayet önderlerinden olan bu yüce şahsiyetin kısaca hayatını içermeye çalışmış, az da olsa deryadan damlalar sunmayı amaçlamıştır.
Mutahhari’den 20 Konuşma
İÇİNDEKİLER:
-İmam Ali (a.s) Açısından Adalet
-İslâm’da Adalet İlkesi
-İslâm Açısından Hakların Ana Dayanakları
-Haklara Saygı ve Dünyayı Küçümseme
-Yerinde ve Yersiz Ayrıcalıklar
-Allah’ın Rızk Vericiliği
-İmam Cafer Sadık (a.s)
-İmam Musa b. Cafer (a.s)
-Zorluklar ve Belalar
-İmanın Fayda ve Etkileri
-Dinin Dünyaya Bakışı
-İslâm’ın İlim Hakkındaki Görüşü
-Dinî Sorular
-Akıl ve Gönül
-Bahar Mevsiminden Alınması Gereken Ders
-Kur’ân ve Düşünme
-Kur’ân’ın Yaşam Konusuyla Tevhide İstidlali
-Dua
-İnsanın Algı Mekanizması
-Nedensiz İnkârlar
El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân 1-13
el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.
Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.
İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.
Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.
Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.
Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.
İki Sure (Örnek Eğitmen – Örnek İnsan)
Yüce Allah’ın Kur’an’ı Peygamber’ine (s.a.a) göndermesindeki en büyük gaye insanı insan yapmak ve onu hakiki anlamda kemaline ulaştırmaktır. Bu eğitim hedefi doğrultusunda iki sure çok büyük önem taşımaktadır. Bunlardan biri Lokman Suresi diğeri de Hucurat Suresidir.
Lokman Suresini okuduğumuzda, karşımıza bambaşka bir Lokman tasviri çıkar. Surede, Lokman’ın oğluna, oğlunun şahsında tüm insanlara verdiği öğütler, bizim Lokman tasvirimizin ne kadar dar, ne denli sığ ve maddî kaldığını ispat eder mahiyettedir.
Bu kitapta konu edilen bir diğer sure ise; Hucurat Suredir. “Bütün ayetleri doğrudan sosyal hayata bakan sure hangisidir?” denilse hiç şüphesiz verilecek cevap Hucurat suresidir. Bu sure, ilk ayetinden son ayetine kadar, toplumsal hayatı yaralayan ve zehirleyen afaki ve enfüsî marazlara karşı kutsi ilaçlar sunmakta; bilvesile, müminin kuşanması gereken zihin ve ruh halini ders vermektedir.
Alaycılık, düşmanlık, suizan, tecessüs, gıybet, milliyetçilik gibi sosyal hayatı mahveden hallere karşı reçeteler sunan bu surenin, “Mü’minler ancak kardeştirler” mealindeki ayetin içinde bulunduğu sure olması da manidardır.
Tecvide Giriş
Tecvid ilmi, İslam bilginlerinin ilgilendiği çok eskiye dayanan Kur’an ilimlerinden birisidir. Bu ilimler Kur’an’ın doğru bir şekilde ve fasih Arapça dili kurallarına uygun okunması amaçlanır.
Elinizdeki kitap tecvid ilmine giriş niteliği taşır. Bu ilmi ilk kez okuyanlar için hazırlanmıştır. Dolayısıyla şu hususlara dikkat edilmiştir:
* Öğrencilerin Kur’an’la ünsiyetlerini geliştirme amacıyla örneklerin tamamı Kur’an’dan sunulmuştur.
* Ayetlerin ve kelimelein yazılışında Medine Mushafı’nda (osman taha hattında) kullanılan işaretler esas alınmıştır.
* Derslerde ek alıştırmalara yer verilmiştir. Böylece öğrenci kendini deneyebilir ve geliştirebilir.
* Kolaylık olsun diye tecvid ilminin bütün konularına değinilmemiştir. Ancak değinilen konuların iyi bir şekilde öğrenilmesi için gereken yapılmıştır.
Tecvid öğrenmek isteyen Kur’an öğrencilerine faydalı olması ve Kur’anın hepimize şefaatçi olması umuduyla…
Kevser
Nefis Tezkiyesi
Bilindiği gibi dünya birçok liderin gelip geçişine şahit olmuştur. Liderlerin liderlik sahaları değişik olduğu gibi tesir alanları da değişik biçimde tezahür etmiştir. Keza insanların ruhlarında bıraktığı liderlik izleri de şahsiyetlerine göre farklı olmuştur. Şahsiyetleri küçük ve dar olan liderler, dar bir sahada ve dar bir zaman içerisinde lideri olduğu insanların gönüllerini kendisiyle meşgul kılmıştır. Fakat büyük ve yüce şahsiyet sahibi liderler ise tam bunun aksine hem geniş bir sahada kalabalık halk kitleleri üzerinde, müspet veya menfi yönden derin izler bırakmış hem de uzun vadede onların gönül ve düşüncelerini kendisiyle meşgul etmiştir. Kalemler onu yazmış, diller hep onu konuşmuştur.
İslam Ve Çağdaş İnsan
Elinizdeki kitap İslam dünyasının büyük filozof ve düşünürü Merhum Allame Seyyid Muhammed Hüseyin Tabatabaî’nin; ilmî, felsefî, ahlakî, dinî vb. değişik sorulara ve şüphelere verdiği yanıtları içerir.
İçerdiği konulardan bazı başlıklar:
● Fıtrat
● Felsefî Konular
● Yaratılış ve Diriliş
● Erkek ve Kadın Hakları
● Reenkarnasyon
● Vahhabiyet İnançlarının Batıl Oluşu
● Tevessül
● Kur’an Tahrif Olmamıştır
● Peygamberlerin Orta Doğu’dan Seçilmesi
● İmamlar Hakkında Yüceltme ve Aşırılığın Caiz Olmayışı
● Teşriî ve İtibarî Velayet
● Hırsızın Elinin Kesilme Felsefesi
● İrfan ve Tasavvuf Muteber Midir?
İmam Humeyni’den İrfanî Öğütler
Ey Aziz!
Uyan, gaflet ve sarhoşluğu kendinden uzaklaştır. Amellerin öteki âlemin tartısına konmadan, akıl tartısında onları kendin tart. Sana hesap sorulmadan sen kendine hesap sor. Kalp aynanı şirk, nifak ve riyadan arındır. Bırakma ki, küfür ve şirk pası onu öyle kaplasın da öteki âlemin ateşi dahi onu temizleyemesin.
Fıtrat nurunun küfür karanlığına gömülmesine izin verme. Allah’ın bizi üzerine yarattığı ilahî fıtratın zayi olmasına göz yumma. Bu ilahî emanete bu kadar ihanet etme. Gönül aynanı temizle ki Hakk’ın cemali onda tecelli etsin ve seni bu âlemdeki her şeyden müstağni kılsın. Bir lahzasını bütün âleme değiştirmeyeceğin ilahî aşk ateşi kalbinde öyle bir yansın ki, bütün sevgilerin kökünü kurutsun. O zaman Allah’ın yâdından ve zikrinden öyle bir lezzet alırsın ki bütün hayvanî lezzetleri oyuncak zannedersin. Eğer bu makamın ehli değilsen ve bu manalar sana anlaşılması zor geliyorsa, en azından Kur’ân’ın ve Masum İmamların (a.s) öbür dünyada bize verileceğini müjdeledikleri ilahî nimetleri kaçırma. İnsanlar nezdinde birkaç günlük hayali şöhrete ulaşmak için onca sevabı zayi etme. Onca kerametlerden kendini mahrum etme. Ebedi saadeti sonsuz şekavete satma.
Genel Yapısıyla Alevilik
Elimizdeki eser Aleviliğin tarihsel temelleri üzeride
yeniden inşası olarak değerlendirilmeli. Bu inşada ki
bütün dinamikler Aleviliğin kendi tarihinden ve bu
tarihi oluşturan insanların yaşam ve düşünce
biçimlerinden kaynaklanmıştır. Yani zorlamalarla ve
ihraç fikirlerle meydana getirilmeyen bu eser,
Aleviliğin kendi içerisindeki bir devinimidir. Olaya
böyle bakılmalıdır.
İslam’da Mehdi İnancı
Mehdilik inancı, tüm Müslümanların kabul ettiği ve özelde Ehlibeyt mektebinde en önemli bir konuma sahip olan inançların başında gelmektedir. Bu inancın çeşitli boyutları bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; imametin devamına ve yeryüzünün hüccetten yoksun olmadığına, insanlarla Rableri arasındaki irtibat ve vasıtanın kesilmediğine inanmaktır. Ahirzamanda bir kurtarıcının geleceği ve salihlerin devletinin istikrar bulacağı, batılın yok olup zalimlerin mağlubiyete uğrayacağına inanmak, bu inancın bir diğer boyutudur.
Mehdilik düşüncesinin dayandığı temel mantık, Kur’an ve sünnette cari olan mantıktan alınmıştır. Ayrıca Mehdilik konusu kesinlikle akla ters düşmemekte bilakis bu konuyu destekleyecek çokça da akli delil bulunmaktadır.
Bizler de bu kitabımızda Kur’an, sünnet ve akıl çerçevesinde; tüm mazlumların ümidi, hidayet yolunun çerağı ve zulümle dolan dünyayı adaletle dolduracak “Mehdi” konusu işlemeye çalıştık. Bunun için öncelikle Kur’anî temellere yoğunlaştık ve ardından konuyu her iki ekolün (Şia ve Ehlisünnet) üzerinde ittifak ettiği rivayetler merkezinde ele almaya çalıştık. Son aşamada ise bu konuda mevcut olan kendimize özgü delilleri geniş tahlillerle beyan ettik.
Alamut Sonrası Nizarî İsmailîliği
“İsmaililik, ilahiyat fakültelerinde yüksek lisans ve doktora tezi mahiyetinde teolojik açıdan birkaç çalışmanın konusu oldu. Bunlar genellikle klasik mezhepler tarihi kaynakları üzerinden gerçekleştirilen teorik mahiyette ve problematik yaklaşımlara pek girmeyen çalışmalardır. Bu kitabın onlardan farkı, yazarının Türkiye’de ilk defa İsmailileri bizzat tanıyan birinin kaleminden çıkmış olmasıdır…
13 ve 15. yüzyıllar Türkiye inanç tarihi için arz ettiği öneme rağmen Türkiye tarihçiliğinde yakın zamana kadar farkına varılmayan İsmaililik konusu, bu mütevazi çalışma ile ümit ederiz, hak ettiği ilgiyi çeker.”
İki Yüz Elli Yaşında Bir İnsan
Hz. Ayetullah Hamenei, ikinci Evrensel İmam Rıza (a.s) Kongresi’nde (Temmuz 1986) irat ettiği konuşmasında Masum İmamlar’ın (a.s) hayatlarında siyasi mücadele ve cihad unsuru hakkında önemli açıklamalarda bulunmuş ve “İki Yüz Elli Yaşında Bir İnsan” anahtar kavramını ihdas ederek bu kavram çerçevesinde İmamlar’ın aynı maksada doğru hareket eden yekpare ve kesintisiz hareketini tasvir etmiştir. Ayetullah Hamenei’nin bu açılımı bizi, onun bu aşkın mihver etrafında yapmış olduğu konuşmalarını bir araya toplamaya ve kitaplaştırmaya yöneltti. Elinizdeki kitap bu çalışmanın ürünüdür.
Kitabın Başlığı Hz. Ayetullah Hamenei’nin aydınlatıcı sözlerinden aynen alınmıştır ve onun Masum Ehlibeyt İmamları’nın siyasi-mücadeleci hayatlarına bakış tarzını göstermektedir.
Hz. Ayetullah Hamenei tarafından başta Peygamber-i Ekrem (s.a.a), Emîrü’l-Müminin Ali (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) olmak üzere Masumlar’ın her birinin hayatına dair beyan buyurduğu ve yazıya döktüğü sözlerin hacmi “İki Yüz Elli Yaşında Bir insan”da alıntılananlardan çok daha fazladır. Bu yüzden elinizdeki kitap, Hz. Ayetullah Hamenei’nin beyanlarında Masum Ehlibeyt İmamları’nın hayatlarına dair gün yüzüne çıkmamış bilgiler için sadece bir giriş olabilir.
Kaçakcı
Bu filmde insanların insanı, ne biçim bir kaçakçılık metası haline getirdiğini göreceksiniz. Küçük erkek çocuklarının sınır kaçakçılığında köle gibi kullanıldığını, küçük kız çocuklarının ise körfez ülkelerindeki petrol şeyhlerine pazarlandığını hayretlerle seyredeceksiniz. Bu, insan ve çocuk pazarının farklı semtleri olan İran – Pakistan sınır şehirleri ve bu pazarın uluslararası boyutları… Hepsi detaylarıyla bu filmde gözler önüne serilmektedir.
Gaybet Dönemi Tarihi
Onikinci İmam’ın (a.s) gaybet hadisesi “itikadî” ve “tarihî” olarak iki açıdan incelenebilir.
Hicret’in dördüncü asrının ilk yarısından bu yana araştırmacıların çoğu İmam’ın (a.s.) gaybetini sadece itikadî olarak incelemişlerdir. Hâlbuki bu olayın tarihî yönü de bulunmaktadır. Anlaşıldığı kadarıyla Gaybet Dönemi’yle İmamet’in yakın ilişkisi, bu konunun Şia kelâmının konularında yer edinmesi ve tarihî boyutlarının görmezlikten gelinmesine sebep olmuştur.
Biz bu kitapta, konuyu tarihî açıdan ele almayı hedefliyoruz. 12. İmam’ın (a.s.) gaybet ortamına aşina olmak, vekâletin gizli örgütlenmesi, oluşumu ve bu örgütlenmenin tekâmül seyri ve yine Gaybet-i Sugra zamanındaki rolü, tarihî bakış açısının en önemli konularındandır.
Sorular ve Fetvalar c.2
Ayetullah Hameneî, fıkhî meseleler, özellikle çağımızın öne çıkardığı soru ve sorunlar hakkında (sahip olduğu konum itibariyle) Kur’an ve Ehlibeyt kaynaklı sahih sünnete dayalı engin ve aydınlatıcı görüş ve fetvalara sahiptir.
Çoğu güncel 1000 sorunun cevabında verilen fetvaların açıklık getirdiği konulardan bazısı:
-Haram kazançlar ve Çeşitleri
-Kumar ve Aletlerinin Hükmü
-Dua yazılarak ve Muskacılıkla Elde Edilen Kazanç
-Sigara ve Diğer Uyuşturucu Maddelerin Kullanımı
-Faiz, Bankacılık, Çek, Senet ve Hazine Bonolarının Hükümleri
-Batıya ve Gayrimüslimler Özenti
-Müstehcen Resim, Film ve Görüntülerin Durumu
-Türkü, Şarkı ve Oyunların Hükmü
-Kira ve Kiracılık Hükümleri
-Giyim, Kuşam ve Kıyafet Hükümleri
Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.
Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.
The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein
You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:
- The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
- But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
- Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
- Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
- Websites in professional use templating systems.
- Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
- When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.
This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.






