5 sonucun tümü gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
Cevaplıyoruz
* Tevhidi şirkten ayırt etmenin ölçüsü nedir?
* Evliya ve Ehl-i Beyt İmamları’nın Gaybi kudretine inanmak şirk midir?
* Allah’tan başkası üzerine yemin edilebilir mi?
* Evliyaya tevessül etmek, şirk ve bidat midir?
* Evliya ve İmamların doğum günlerini kutlamanın hükmü nedir?
* Şefaat dilemek şirk midir?
* Allah’tan gayrisinden yardım dilenir mi?
* Şia, Kuran’ın tahrif edildiğine inanıyor mu?
* Neden Şia, hilafetin tayin ile olduğuna inanır?
* Ehl-i Beyt İmamları kimlerdir?
* Şia Ehl-i Beyt İmamları’nın masumluk sıfatına neden inanıyor?
* Hz. Mehdi kimdir ve neden O’nun zuhuru beklenmektedir?
* Neden ezan okunurken Ali’nin (as) velayetine tanıklık edilir?
* Şia’nın sahabe hakkındaki görüşü nedir?
* Mut’a nikahından maksat nedir ve Şia neden onu helal biliyor?
* Neden Şiiler, toprak üzerine secde ederler?
* Neden Şiiler, beş vakit namazı üç vakitte kılarlar?
* Şia fıkhının kaynakları nelerdir?
* Ebu Talib’in iman getirdiğine dair deliller nelerdir?
* Takiyye nedir, niçin ve nerede yapılır?
* Şia’ya göre Vitir namazı farz mı?
Usul-u Kafi Cilt .1
Usul-u Kâfi, üç bölümden oluşan el-Kâfi hadis külliyatının birinci bölümüdür. Bu bölümde Şia’nın inanç ve itikadı, Ehlibeyt İmamlarının yaşamı ve Müslümanların yaşamı hakkında hadisler yer almaktadır.
El-Müracaat
Allame Şerefüddin(öl. 1957), hayatı boyunca, aynı kökene sahip olan; ilahî vahiyden ve Nebevî sünnetten beslenen Şiîlik ile Sünnîlik arasındaki ihtilâfların iki mezhep arasında bir husumete dönüşmesinden rahatsızlık duymuş, bu rahatsızlığını da Sünnî bir âlim olan Şeyh Selim el-Bişrî (öl. 1916) ile paylaşmıştır. İki âlim, Şia ve Ehlisünnet arasındaki ihtilâflı meseleleri ortaya koyup açıklığa kavuşturmak, böylelikle iki mezhep arasındaki husumete bir son vermek için mektuplaşmaya karar vermişlerdir. Şeyh el-Bişrî ile yazışmalarını kitap haline getirerek ortaya çıkan iyimser tabloyu kalıcılaştırmak, gelecek kuşaklara aktarmak isteyen Allame Şerefüddin, elinizdeki eserin ortaya çıkış hikâyesini anlatırken amacını şöyle ortaya koyar:
“Böyle bir kitap yazma düşüncesi içindeki mektuplardan çok daha eskilere dayanır. Bu düşünce, gençliğimin ilk günlerinden beri, şimşeğin bulutların arasında parıldaması gibi göğsümde parıldamaya, gayretin galeyana gelmesi gibi kanımda kaynamaya başlamıştı. Engebesiz düz bir yol bulmak istiyordum ki, Müslümanları, aralarındaki ihtilâf fitnesini bitirecek, gözlerindeki perdeyi indirip hayata ciddî yönünden bakmalarını sağlayacak bir sınırda durdurabilsin; onları üzerlerine farz olan dinî ilkeye döndürüp, hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılmalarını ve hak bayrağı altında birbirlerinin pazısını güçlendiren iyi kardeşler olarak ilim ve amelde ilerlemelerini sağlasın.”
Kutsal Topraklarda Münazara
Gençlik yıllarımın başlarında çeşitli dinler, ekoller ve mezhepler hakkında araştırmalar yapmaya başladım. Bu araştırmalarımın sonucunda insanların kurtuluş yolunun İslam’da olduğunu gördüm. Daha sonra Ehl-i Sünnet kardeşlerimizin çoğunlukta olduğunu dikkate alarak bu konudaki mütalaalarımı genişlettim. Bu doğrultuda onların meşhur kitaplarının çoğunu okudum. Özellikle de Ehl-i Beyt ekolü ile Ehl-i Sünnet ekolü arasındaki ihtilaflı konuları araştırdım. O kitaplarda geniş çapta tutarsızlıklar ve çelişkiler gördüm. Bu da Ehl-i Beyt ekolüne olan inancımı daha bir pekiştirdi. Bu mütalaalarım, geçen otuz yıl boyunca kutsal topraklara olan çok sayıdaki yolculuklarımda Sünni üniversite hocaları ve din âlimleri ile iki ekol arasındaki bazı ihtilaflı konuları tartışmama zemin hazırladı. Bu kitap, işte o tartışmalardan bazılarının bir raporudur.
***
Dr. Muhammed Hasan Şucaiferd, 1949 yılında İran’ın Cehrom kentinde doğdu. İlk öğrenimini Cehrom’da, orta öğrenimini Abadan’da geçirdi. Bir süre Petrol Şirketi’nde memur olarak çalıştı. Daha sonra Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ne girdi. Lisansını aldıktan sonra aynı üniversitede göreve başladı. Yüksek lisansını ve doktorasını İngiltere’nin Birmingham Üniversitesi’nden aldı. Hâlihazırda Mekanik Fakültesi’nin hocası ve Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Fakültesi ve Araştırma Merkezi’nin dekanıdır. Mekanik mühendislik ve otomotiv mühendisliği alanında birkaç kitabı ve uluslararası ve ulusal dergiler ve konferanslarda yayınlanmış ve sunulmuş iki yüzden fazla bilimsel makalesi vardır. 2007 yılında Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yılın örnek hocası seçildi. Dr. Şucaiferd, dinî konulara ve Ehl-i Beyt ekolünü tanıtmaya olan yoğun ilgi ve alakasından dolayı Arapçayı öğrenmiş ve dinî konularda da dikkate şayan faaliyetleri ve araştırmaları olmuştur.
Evrensel İnsan Hakları
Genel olarak Batı ve İslam İnsan Hakları perspektifinden insanın haysiyeti, onuru ve saygınlığından daha önemli ve daha temel bir konu yoktur. Buna göre, insan hakları konusunda karar verici konumda olan merkezlerden açıkça ve ciddiyetle şunu istemek gerekir: Eğer şimdiye kadar bu düşüncede olmamışlarsa, bundan sonra kesinlikle şu düşüncede olmalıdırlar: Bir an önce Doğulu ve Batılı ruh bilimcileri -profesyonel davranış bilimcileri değil-, hukukçuları, ahlak bilimcileri, dünyanın ilahi bir kitaba dayanan resmî dinlerinin otoriteleri, kültür bilimcileri ve diğerlerini kapsayan insan bilimcileri bir araya toplayıp, kendilerine yeterli fırsat ve mühleti vererek, insan haklarını hayat hakkı, saygınlık hakkı, öğretim ve eğitim hakkı, sorumlu özgürlük hakkı ve kanunlar ve kurallar karşısında eşitlik hakkı temellerine dayandırarak felsefeler, insani bilimler ve dinlerin asli kitaplarının ortak ilkeleri perspektifinden kapsamlı bir biçimde araştırıp incelemeleri ve genel bir insan hakları düzeninin bilinçli kabulü için yolu açmaları gerekmektedir.
Gerçek şu ki, eğer insanların özünlü haysiyet ve saygınlığı konusu ciddi biçimde ispat olmazsa, tarih boyunca savaşlar, cinayetler ve haksızlıkların başlıca etkeni olan “Ben amacım, başkaları araç” yıkıcı formülü, her zamanki işinden el çekecek değildir.
Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.
Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.
The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein
You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:
- The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
- But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
- Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
- Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
- Websites in professional use templating systems.
- Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
- When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.
This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.






