16 x 23

Hadis İlimlerine Giriş

Sünnet, Kur’an-ı Kerim’den sonra dinin ikinci kaynağı ve Kur’an’ın açıklayıcısıdır. Kur’an-ı Kerim’in öğretilerini Resulullah’ın buyruğu uyarınca “İlim üç kısımdır: Muhkem bir ayet, itidal üzere olan bir farz, yaşanan bir sünnet”  akaid, ahlak ve ahkâm olarak üç kısma ayırdığımızda sünnet, İslami ölçü ve görüşler ışığında tüm bu öğretileri açıklayan ve sınıflandırandır. Dindeki tüm alanlarda sünnet, Kur’an’ın yanı başında yer almıştır. Bu da bir nevi sünnetin önem ve konumunun göstergesi olmuştur.
Elinizdeki eser, iki ciltlik “Hadis Çalışmaları” adlı eserden seçilmiş önemli konuları ihtiva etmektedir. Burada, hadis ilimlerini aşağıdaki dört ana başlık altında açıklamaya çalışacağız:
Hadis Tarihi
Dirayet-ul Hadis veya Musteleh-ul Hadis
Rical-ul Hadis
Fıkh-ul Hadis

İki Sure (Örnek Eğitmen – Örnek İnsan)

Yüce Allah’ın Kur’an’ı Peygamber’ine (s.a.a) göndermesindeki en büyük gaye insanı insan yapmak ve onu hakiki anlamda kemaline ulaştırmaktır. Bu eğitim hedefi doğrultusunda iki sure çok büyük önem taşımaktadır. Bunlardan biri Lokman Suresi diğeri de Hucurat Suresidir.
Lokman Suresini okuduğumuzda, karşımıza bambaşka bir Lokman tasviri çıkar. Surede, Lokman’ın oğluna, oğlunun şahsında tüm insanlara verdiği öğütler, bizim Lokman tasvirimizin ne kadar dar, ne denli sığ ve maddî kaldığını ispat eder mahiyettedir.
Bu kitapta konu edilen bir diğer sure ise; Hucurat Suredir. “Bütün ayetleri doğrudan sosyal hayata bakan sure hangisidir?” denilse hiç şüphesiz verilecek cevap Hucurat suresidir. Bu sure, ilk ayetinden son ayetine kadar, toplumsal hayatı yaralayan ve zehirleyen afaki ve enfüsî marazlara karşı kutsi ilaçlar sunmakta; bilvesile, müminin kuşanması gereken zihin ve ruh halini ders vermektedir.
Alaycılık, düşmanlık, suizan, tecessüs, gıybet, milliyetçilik gibi sosyal hayatı mahveden hallere karşı reçeteler sunan bu surenin, “Mü’minler ancak kardeştirler” mealindeki ayetin içinde bulunduğu sure olması da manidardır.

Gaybet Dönemi Tarihi

Onikinci İmam’ın (a.s) gaybet hadisesi “itikadî” ve “tarihî” olarak iki açıdan incelenebilir.
Hicret’in dördüncü asrının ilk yarısından bu yana araştırmacıların çoğu İmam’ın (a.s.) gaybetini sadece itikadî olarak incelemişlerdir. Hâlbuki bu olayın tarihî yönü de bulunmaktadır. Anlaşıldığı kadarıyla Gaybet Dönemi’yle İmamet’in yakın ilişkisi, bu konunun Şia kelâmının konularında yer edinmesi ve tarihî boyutlarının görmezlikten gelinmesine sebep olmuştur.
Biz bu kitapta, konuyu tarihî açıdan ele almayı hedefliyoruz. 12. İmam’ın (a.s.) gaybet ortamına aşina olmak, vekâletin gizli örgütlenmesi, oluşumu ve bu örgütlenmenin tekâmül seyri ve yine Gaybet-i Sugra zamanındaki rolü, tarihî bakış açısının en önemli konularındandır.

İslami Açıdan Gençlik Psikolojisi

Bizlerin, gençlere karşı takındığımız hâl ve hareket, tavır ve davranışlarımız, onlara karşı olan hislerimizin tümü, onlara olan bakış açımızdan kaynaklanmaktadır. Bizlerde var olan bu bakış açısı ve tutum, birçok âdet ve çeşitli kaynaklarla şekillenmiş olan ideoloji ve inançlar doğrultusunda ortaya çıkmıştır.
Yaşam okulu olan İslâm dini, bizlere bu âlemde var olanlara karşı oldukça zarif ve özel bir bakış açısı sunmaktadır. “Hilafetullah” yani Allah’ın yeryüzündeki halifesi olma hasebiyle insan, diğer tüm canlılara nazaran üstün ve seçkin bir yere sahip olmuş ve hatta meleklerden de üstün olup, onların secde ettiği varlık olagelmiştir.
İslâm dininin insana ve onun hayatına olan genel bakış ve nazarı, onun çocuğa, ergenlik çağında olana, gence veya yaşlıya olan bakışı ile aynıdır. Bizim, İslâm dininin görüşlerine aşina olup, bu mektebin insan hakkında ortaya koyduğu öğreti ve ideolojileri, aynı zamanda insanın hayatındaki her evresinde ortaya koyduğu genel düşüncelerini bilmemiz, hepimiz için çok önemlidir.

Müslüman Alimlerin Eğitim, Öğretim ve Temelleri Üzerine Görüşleri – 1

Bu seri, 30 civarında Müslüman mütefekkir ve eğitimci hakkındadır. Müslüman âlimlerin eğitim-öğretim görüşleri ve özellikle de bu görüşlerin temelleri hakkında nispeten tafsilatlı bir bilgi verilmeye çalışılmıştır. Böylece bunların mukayese edilebilmesi ve birbirleri arasında düşünce alışverişinin nasıl gerçekleştiğinin anlaşılabilmesi için zemin hazırlanmıştır.
Bu serinin müellifleri, her düşünürün düşüncelerinin kaynağını bir ölçüde tanıtmaya ve birbirleriyle kıyaslamaya çalışmışlardır. Ancak asıl amaç bu âlimlerin görüşleri hakkında nispeten eksiksiz bir bilgi verebilmek olmuştur.
Bu seri, tanımlama yöntemiyle bazı seçkin mütefekkirlerin düşüncelerini sunmaktadır. Serinin önemli özelliklerinden bazıları şunlardır:
– Müslüman mütefekkirler arasından bazı ölçülere göre otuz mütefekkirin seçilmesi.
– Çeşitli düşünsel akımlar hakkında bilgi edinme.
– Tarihsel sıralama.
– Birinci derece ve asıl kaynaklara dayanma.
– Her mütefekkirin düşüncelerini bütün eserlerden toplama ve düzenleme.
Bu proje, eğitimde ve pratikte kullanılmasının yanında, teori ve araştırma alanlarında da kullanılabilir özelliktedir.

İslam ve Aile Sosyolojisi

Sosyoloji ya da toplum bilim, toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan pozitif bilim dalıdır. Bir akademik disiplin olarak sosyoloji, insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır. Bu bilimsel dalın uygulamalı sonuçları, uzmanlar tarafından ortaya konulan sosyal koşulları iyileştirmek maksadıyla siyaset ve stratejilerde kendini göstermektedir.
Öte yandan, İslam, bireysel ve toplumsal mutluluğun temini için yaşamın çeşitli boyutlarında kapsamlı programları içermektedir. Bu programlar yalnızca ahirete özgü olmadığından ve dünyevî birçok konuda onlara etkisinden dolayı insanın uhrevî mutluluğu için bazı kuralları ortaya koymaktadır.
Kitapta aile kurumu ve aile ilişkileri arasındaki çeşitli yönler, aile sosyolojisi ve İslamî bakış açısı karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Kitabın yazılmasının temel amacı, aile hakkında sosyolojik perspektif ile İslamî perspektifin karşılaştırılmasıdır.

Müslüman Alimlerin Eğitim, Öğretim ve Temelleri Üzerine Görüşleri – 2

Müslüman alimlerin eğitimle ilgili düşünceleri, dikkate değer özelliklere sahiptir. Maneviyatın hakimiyeti ve hayata ahlaki yaklaşım gibi önemli noktalar ona imtiyaz kazandırmaktadır. Özellikle bu ciltte düşüncelerini genişçe işlemeye çalıştığımız Mevlana ve Sadi gibi şairler bu imtiyazların kazanılmasında büyük sağlamışlardır.
Elinizdeki eser bu düşüncelerin aşamalarmın keşfi, eğitimsel düşünce hareketlerinin sınıflandırılması, tahlili ve karşılaştırılması konularındaki boşluğu gidererek derinleşmesine yardımcı olmaya çalışmaktadır. Yine bu seri ile İslami eğitim sisteminin oluşması ve pratik anlamda uygulanması amacına katkı hedeflenmektedir. Zira insan hayatının her alanı hakkında en isabetli görüş sahibi olan yüce İslam dini, en fazla eğitim alanı üzerinde durmuş, Müslüman alimler de bu konu hakkında eşsiz eserler kaleme almıştır.
Ayrıca böyle araştırmalar yoluyla Müslümanların eğitimle İlgili düşünce tarihlerinın kuvvetli ve zayıf noktalarına ulaşılabilir ve Islami düşüncenin geleceğinin temelleri atılırken bunlardan dersler ve ilhamlar alınabilir.

Eğitimde Yanlış Yöntemler

Eğitimdeki yanlış yöntemlerden kastımız, eğitimin amacına ulaşmak için eğitmen tarafından uygulanan ancak yıkımdan başka hiçbir etkisi olmayan söylemler, davranışlar ve tavırlardır. bu yöntemler hakkında şimdiye kadar yazılmış eserler ya araştırma eseri değildir ya da bir psikologun elde etmiş olduğu tecrübeleri yazıp kitaplaştırmasıdır. her halükarda bu eserler dinî ve dinin bakış açısını beyan eden eserler değildir ve maalesef bu tarz yöntemler hakkında dinin bakış açısını aktaran derli toplu ve akademik bir kitap henüz yazılmamıştır.
Elinizdeki eser bu eksikliği telafi etmek amacıyla kaleme alınmıştır. Bu kitapta mukaddes kanun koyucunun eğitim yöntemleri alanındaki nehiyler araştırılmış, ayetlerin ve rivayetlerin bu konu hakkındaki bakış açısı ile davranış ve yöntemler analiz edilerek bunların zararlarının, yararlarından çok daha fazla olduğu delillendirilmiştir. Böylelikle İslâmî eğitim ve öğretimin kapsamlı bir şekilde düzenlenmesine katkıda bulunmuş olacağız. Bu araştırma her ne kadar küçük de olsa, din tarafından beyan edilmiş olan zararlı yöntemleri analiz ederek, İslâm’ın eğitim düzeninin gelişmesine ve düzenlenmesine yardımcı olacaktır.

Müslüman Alimlerin Eğitim, Öğretim ve Temelleri Üzerine Görüşleri – 3

Bu ciltte, Gazzâlî’nin eğitim ve öğretim ile ilgili görüşlerine yer ayrılmıştır.
Şüphesiz Gazzâlî, büyük mürebbilerden ve İslam dünyasının namlı eğitim araştırmacılarından biriydi. Onun eğitimle ilgili düşünceleri asırlarca İslam dünyasının eğitim kültürüne hâkimdi. Büyük eğitimciler, kendi eğitim yöntemlerinde ve bakışlarında onun eserlerinden ve düşüncelerinden ilham almışlardır.
Bu kitapta öncelikle Gazzâlî’nin hayatından ve eserlerinden bahsedilmiştir. Ardından Gazzâlî’nin eğitimle ilgili düşüncesinin felsefî temellerinin bir kısmına ve Gazzâlî’nin varlık, Tanrı, dünya ve insana dair yaklaşımına değinilmiştir. Daha sonra eğitimle ilgili etkenler konu edilmiş; eğitimde kalıtımın ve çevrenin rolüne değinilmiştir.
Yine Gazzâlî’nin eserlerinde eğitim yöntemlerinin tanınması ve sınıflandırılmasına işaret edilerek eserlerinde geçen beş yöntem ayrıntılarıyla işlenmiştir.

Kuran dan Esintiler

Kur’an, âlemlerin Rabbi namına bir ilahî hitaptır. Bütün kâinatın Sahibi, bütün mahlûkatın Hâlikı namına bir ezelî konuşmadır. Hakîm, Kerîm ve Rahîm bir Rabbin Kelâm-ı Ezelîsi olarak sonsuz hikmet, kerem ve rahmet yüklüdür. Furkan’dır ve Mu’cizu’l-Beyan’dır. Dolayısıyla onu okumak, okumaların en güzelidir. Onu dinlemek, dinlemelerin en güzelidir. Onunla düşünmek, tefekkürün en güzelidir. Ona göre yaşanan bir hayat, hayatların en güzelidir.
Kur’an’dan Esintiler kitabı, Kur’an’la irtibatsız olanlara irtibat kurabilmenin yollarını, Kur’an okumaları gerçekleştiren okuyucularının bu okumalarının verimli bir şekilde sağlayabilmesi ve hayatlarına tatbik edebilmelerini gösteriyor. Kimi zaman Peygamberimizin huzuruna bizleri götürerek ayetleri daha güzel anlamamızı sağlıyor ve kimi zaman da pak, tertemiz masum imamların Kur’an ahlakından inciler serip, ayet üzerinde derinlemesine tefekkürünü ve kulluğunun terennümlerini ruhlarımıza estiriyor.

Hz. Ali nin (a.s) Yönetim Tarzı

Hz. Ali (a.s), bir devlet adamı olarak devletin her alanında, bulunmuş olduğu şartların elverdiği kadarıyla yeniliklere gitmiş, nevi sahsına münhasır bir idareci örneği sergilemiştir. Halifeliği döneminde tayin ettiği vali ve kadılara verdiği öğütler ve gönderdiği emirnameler adeta bir ibret vesikası halinde olup, günümüz yöneticileri tarafından dikkate alınması, defalarca okunması ve uyulması ve uygulanması gereken hususlardır.
Hz. Ali’nin (a.s) beş yıl civarı İslam toplumunun idaresini ve yönetimini üstlendiği, İslamî menfaatler doğrultusunda yönetimle ilgili en çok konunun ondan nakledildiği dikkate alınarak Hz. Ali’nin (a.s) yönetim konuları hakkındaki siyeri, sözleri ve görüşleri “Hz. Ali’nin Yönetim Tarzı” adı altında sizlere sunulmaktadır.

Kur’an İlimlerine Giriş

Kur’an-ı Kerim’i anlama gayreti hicri beşinci asırdan itibaren ise “Ulûm-u Kur’an (Kur’an İlimleri)” başlığı altında sürdürülmüştür. Günümüze kadar yüzlerce Kur’an ilimlerini bir araya getiren ve “Ulûm-u Kur’an” başlığını taşıyan eserler yazılmış, bu alanda takdire şayan kitaplar kaleme alınmıştır. Müslümanların Kur’an-ı Kerim’i anlama gayretlerine paralel olarak Kur’an ilimleri ile alakalı eserlerin telifi de nitelik ve nicelik itibariyle gelişerek devam etmiştir. Özellikle yakın dönemde kaleme alınan eserlere oryantalistlerin Kur’an-ı Kerim çerçevesinde oluşturdukları şüpheleri yok edecek açıklayıcı bilgiler ilave edilmiştir.
Çağımızda Kur’an ilimleri alanında kendisini yetiştirmiş en önemli ve büyük âlimlerden biri de hiç şüphesiz Üstad Muhammed Hadi Marifet’tir. Kendisi ömrünü Kur’an’a, tefsire ve Kur’an ilimlerine adamış, bu alanda çok kıymetli eserler kaleme almış, alanında uzman nice ilim erbabını yetiştirmiştir.
Özellikle kendisinden geriye bıraktığı bu kitabı alanında yazılmış kaynak eserlerden biridir.

Sorular ve Cevaplar – Cilt 2 – Kur’an & Ahlak

Tanımak hiç şüphesiz sormak ve araştırmakla müyesser olabilir. Kur’an ayetlerinde bizler araştırmaya, akletmeye ve sormaya davet edilirken aynı şekilde hadisler de öğrenmenin yolunun sorudan geçtiğini şöyle bildirmektedir:
“Ancak güzel sorular soran, öğrenebilir ve sadece öğrenen, güzel sorular sorabilir.”
Bu hususta dikkat edilmesi gerekilen önemli bir nokta; aklımıza takılan soruların mutlaka doğru cevabını bulmamız gerektiğidir, hiçbir zaman zihnimizde cevapsız soru bırakmamalıyız. Bu sorular ve aldığımız cevaplar sayesinden dünya görüşümüz şekillenecektir. Bu da ister istemez pratikteki yaşamımızı, hal ve hareketlerimiz oluşturacaktır.

Büyük Dinleri Tanımak

“Büyük Dinleri Tanımak” adlı bu kitap, günümüz dünyasının yaşayan büyük dinlerini tanıtma amacıyla üniversitelerin ilahiyat bölümü öğrencileri ve yine din havzalarında dini ilimlerle meşgul olan talebelerin faydalanması amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmacılar bu kitapta büyük dinlerde söz konusu olan inanç, gelenek ve ahlaki öğretilerin yanı sıra birçok faydalı konuyla tanışıp, onların kısa tarihçeleri ve beşeri kültüre olan etkileriyle tanışma fırsatı bulacaklardır.
Kitabımızın değerli yazarı, her dinin önemi doğrultusunda detaylı ve geniş araştırmalarda bulunmuş, o dinin can alıcı noktalarını ve seçkin özelliklerini ön plana çıkarma gayreti içerisinde olmuştur.
Bu kitap, İslam dini hakkında yeterli bilgi sahibi olup, bu din hakkında araştırma zarureti hissetmeyen kimseler için yazılmış olduğundan kitabımızın içinde yüce İslam dini ele alınmamış, bunun yerine X. bölümünde İslam’ın inanç ve amellerinden bir kısmı diğer dinlerle mukayese edilmiştir.

Cemâl Aynası

Merhum İmam Humeyni’nin en önemli fakat en tanınmayan boyutu, onun ilmi konumudur. O kendisini tüm İslami ilimler alanında yetiştirmiş ender şahsiyetlerdendir; fıkıh alanında yetkin bir müçtehid, felsefe dalında yeni görüşleri olan bir filozof, Kur’an’ın hizmetinde bir müfessir ve irfan konu olunca Allah’ın yeryüzündeki hak ariflerinden biridir.
İmam Humeyni tüm bu alanlarda hem öğrenci yetiştirmiş ve hem de çok kıymetli eserler kaleme almış yahut dersini vermiştir. İşte elinizde bulunan eser o aziz imamın üç önemli kitabını kapsamaktadır.
Birinci kitap Hamd / Fatiha suresinin tefsiri, ikinci kitap büyük bir ahlak dersi niteliğinde olan Cihad-ı Ekber yani insanın nefsi ve şeytan ile yapmış olduğu büyük savaş ve son olarak üçüncü kitap Merhum İmam Humeyni’nin hayatının farklı devrelerinde yazmış olduğu irfanî ve ahlakî mektuplarını içermektedir.

İslami Yaşam Tarzı

Bireysel ve sosyal hayat sahnesinde cereyan eden yaşam tarzı ve İslam adabı yaşadığımız toplumun son derece zaruri konularından biridir. Bir toplumun sosyal hüviyetini oluşturan temel rükünler şunlardan ibarettir: İnançlar (dünya görüşü), değerler (ideoloji) ve yaşam tarzı (davranış tercihleri, öncelikler).
İslamî yaşam tarzı örneğine sahip olabilmek için anlamlar ve kavramlar üzerinde çalışmamız gerektiği gibi uygulanabilir örnekler de sunmalıyız ve bu örneklerin toplumdaki artı ve eksi yönlerini ölçebilmeliyiz. İşte elinizdeki bu kitap İslam’ın önerdiği hayat tarzı üzerinde fikir yürütebilmek yönünde hazırlanmış bir eserdir.
Okumakta olduğunuz kitap sosyal hayatın önemli boyutlarından bir bölümünde İslamî yaşam tarzı ve adabının ne şekilde olması gerektiğini ayetler ve rivayetlere dayanarak açıklamaya çalışmıştır.

İmam Humeyni’ye Göre Teorik İrfanın Temelleri

İmam Humeyni’nin şahsiyeti ve faaliyetleri üzerine çalışan bütün araştırmacılar, onun kişiliğini şekillendiren en temel etkenlerden birinin hiç şüphesiz irfana olan derin ve samimi inancı olduğu gerçeğini apaçık göreceklerdir.
O derin bir mütalaaya tabi tutulması gereken eserler ortaya koymuş bir ariftir ve daha ömrünün baharında ve gencecik yaşında bu sahada eserler kaleme almış ve tedris halkası oluşturmuştur.
Bu kitap, İmam Humeyni’nin (r.a) teorik irfan sahasında zirveye ulaşmış ve bu deryanın derinliklerine erişmiş fikirlerini tanıtmayı amaçlayan naçiz bir çabadır. Kitapta, teorik irfanın temel prensipleri ve terminolojisiyle ilgili ayrıntılı açıklamalara girmeden kısaca değindikten sonra İmam’ın görüşlerine odaklanmaya çalışılmıştır. 

Yeni Kelam

Günümüzde “yeni kelam” adıyla şöhret kazanan konu üzerine İslam dünyasında az veya çok birtakım eserler yayınlanmıştır; lakin bu yazılı birikim kesinlikle yeterli değildir. Bu branş, beşeri bilimler arasında daha fazla ilgiyi hakettiği, nicelik ve niteliği hakkında daha iyi yargıda bulunulabilmesi ve bu alanla ilgili bilimsel ihtiyaçları gidermede ondan daha fazla yararlanılabilmesi için bu alanın “yazılı eser külliyatı”na ilavede bulunulması ve malumat defterinin olabildiğince bol yapraklı olması gerekmektedir.

Bu hedefe katkı amacıyla yayınladığımız bu eserde, yeni kelam ilminin en güncel meseleleri ve kitabımızda işlenen bazı konuları şunlardır.

Yeni Kelam ve Kapsamı

Dinin Tanımı

Dinin Menşei

Dinin Dili

Dinî Metinleri Anlamanın Tarihselliği

Akıl ve Din

Bilim ve Din

Ahlak ve Din

Modern Maneviyat ve Din

Çoğulculuk ve Din

İman: Dinin Cevheri

Mucize

Şer Meselesi

İslam ve Cinsiyet Farklılıkları

Bu kitabın asıl hedefi bir taraftan, fıkhî istinbat metodundan yararlanarak İslam’da cinsiyet farklılıklarının yerini belirtmek, diğer taraftan da, esasen toplumsal tahlillerden yararlanarak bu farklılıkları değerlendirmek ve izah etmektir.
Kitapta konular şu şekilde ele alınmıştır: Her konunun başında, söz konusu bahsin toplumsal gerçekleri kısaca anlatılmış ve genellikle feminist görüşlere değinilmiş veya onun hakkında sosyolojik görüşler belirtilmiş, daha sonra geniş bir şekilde İslam’ın görüşü incelenmiştir.
Fıkıh bahislerine ihtiyaç duyulan yerlerde de kitabın sonundaki eklerde açıklama yapılmış ve sosyolojik açıdan da İslam’ın görüşü izah edilmiştir.

Sorular ve Cevaplar – Cilt 3 – Hadis & Tarih

Elimize ulaşan ve cevabını verdiğimiz binlerce soru içerisinden, toplumumuzun ihtiyaç duyduğu soru ve cevapları seçerek bir araya getirmeye çalıştık. Bunun neticesinde 3 ciltlik kitap ortaya çıkmış oldu.
Kitabımızın birinci cildi, kelam, akait ve felsefe alanında çokça karşılaşılan inançla alakalı 150 soruyu ve bu sorulara verilen daha çok akli cevapları içermektedir.
İkinci cilt ise, Kur’an, Kur’an ilimleri, tefsir ve ahlak, irfan, tasavvuf alanında bizlere ulaşan soruların cevabıdır.
Kitabımızın üçüncü cildi hadis ve tarih başlıklarıyla iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde elli ve ikinci bölümde yetmiş soruya cevap vererek, siz değerli okuyucularımızın aklına takılan şüpheleri gidermeye çalıştık. Böylece toplamda dört yüzden fazla sorunun cevabını verme gayreti içerisinde olduk.

Peygamber ve Ehlibeyt’in Eğitimsel Siyeri – Cilt 2- Dinî Eğitim

Dinî eğitim, bir dinin muteber önermelerini başka kişilere, bunlara amel ve görüş olarak bağlanacakları biçimde öğretmek için yapılan bilinçli ve hedefli amellerin toplamıdır.
Bu tanıma göre dinî eğitim camiye veya ilim medreselerine münhasır değildir. Dinî ilimlerin öğretimi içi hedefi olan bir çaba gösterilen her yerde gerçekleşebilir; ister cami olsun. ister sokak, ev veya başka herhangi bir yer.
Masumlar dinî eğitimi veren en önemli, büyük ve başarılı eğitimciler ve öğretmenler idiler. Müslümanların dinî eğitim ve öğretimlerinde büyük başarılar elde ettiler. Ehli Beyt ekolünde eğitilmiş çok sayıda muhaddis, fakih, müfessir, mütekellim vb. bu iddianın açık şahitleridirler. Onların insanları hidayet etmedeki ve eğitimdeki maharetleri de övgüye layıktır. Bazen bir cümle söyleyerek bir kişinin yaşam rotasını değiştirebiliyorlardı.
Peygamber’in (s.a.a) ve Ehli Beyt’inin (a.s) dinî eğitimdeki başarısı bizi, onların dinî eğitim siyerini zengin bir eğitimsel kaynak olarak incelemeye ve çağımızda dinî eğitimin zorlu yollarını aydınlatan bir ışık olması için, kullandıkları eğitimsel noktaları içinden çıkarmaya sevk etmektedir.

İslamî İrfan

Yaratılışın gayesi olan ilahî marifet ve muhabbet, kolayca elde edilmiyor ve bu yolun yolcusu / salik ancak büyük sıkıntılardan sonra bu cevhere ulaşabilmektedir. Salikin önündeki en önemli engelin, yolun kendisini bulmak olduğunu söylersek yanlış bir şey söylemiş olmayız. Zira yanlış bir yolda ilerlemek, kişiye, uzun yıllar boyunca katlanmış olduğu sıkıntılar ve zorluklardan başka bir şey kazandırmayacağı gibi hedeften uzaklaşmasına da neden olacaktır. Bu sebeple her şeyden önce doğru irfânı bulmaya çalışmalıyız ve titizlikle bu yönde çaba göstermeliyiz.
Bu doğrultuda konuyla ilgili yeterli araştırma ve tecrübeye sahip olan güvenilir belli başlı uzmanlar ve üstatlardan yardım almak ve İslamî öğretileri yakından tanıyan bu şahsiyetlerden yararlanmak bizim için yol açıcı olacaktır. Bu maksatla çağımızın büyük âlimlerinden Üstat Muhammed Taki Misbah’ın farklı oturumlarda beyan ettiği çok önemli sözleri bir araya getirilerek elinizdeki eser oluşmuştur.

İmam Humeyni’nin Liderlik Tarzı

Hiç şüphesiz İmam Humeyni, çağımızın bilge bir şahsiyetidir. Tevhid rayihası onun varlığına sinmiş, onun zihni ve itikadi yapısı, ilahi ayetlerin musikisi ile yoğrulmuştur. Dolayısıyla şunu kesin olarak söyleyebiliriz ki; bu Kur’ani eğitimden dolayı İslam Devrimi, tüm dünyada derin bir değişim yaratmış ve onun bu ilerici hareketi dünyadaki dengelerin değişmesine sebep olmuştur.
Onun liderlik tarz ve modeli, kaynağını maneviyattan ve İslâmi ahlak/irfandan almaktadır. Doğal olarak ta bu yeni olgu ve liderlikteki bu yeni yöneliş, araştırmacıları çeşitli açılardan konuyu bilimsel olarak incelemeye ve görüş alış verişinde bulunmaya sevk etmiştir. Elinizdeki eserin yazarının bu konuyu gündeme getirmekteki hedefi, liderlik tarzını, İmam Humeyni’nin bakış açısıyla ortaya koymaktır. Bu hedefi gerçekleştirme doğrultusunda da liderlik konusundaki anahtar kavramları, bu konuda gündeme gelen temel soruları ve İmam Humeyni’nin liderlik tarzını ele alarak incelemektir.

Ruhsal Hijyen

İnsanların tarihin tüm dönemlerinde önemli kaygılarından biri, bedensel sağlığın yanı sıra ruhsal sağlık olmuştur. Din âlimleri, tabipler ve ahlak eğitimcileri en çok çabayı ruh sağlığının bilimsel araştırmasına ve ona ulaşmanın araç ve yollarına seferber etmişlerdir. Psikologlar ve psikiyatrlar yirminci yüzyılın başlarında ruh sağlığını yeni temeller ve yöntemlerle incelediler. Bir diğer ifadeyle ruhsal hijyenin yeni akımını araştırdılar.
Hiç tereddütsüz dinî öğretiler ruh sağlığının tanımına ve ona ulaşmanın yollarına önemli etkide bulunmuştur. Hatta ilahi dinlerin önemli hedeflerinden birinin insanların ruh sağlığını temin etmek olduğu kabul edilmiştir. Din ve ruhsal hijyen arasındaki ilişki alanında dünyanın psikolog ve psikiyatr topluluklarında birçok araştırma gerçekleştirilmiştir. İnsanın ruhsal boyutlarını tanımaya odaklanmış önemli bilim dallarından biri olarak psikoloji araştırmaları son yüzyılda hızla yaygınlaşmış ve derinlik kazanmıştır.
Bu kitapta ruhsal hijyen anlayışımız, psikolojik hastalıkların bulunmamasından öte bir iştir. Bir anlamda insanların kapasitesinin arttırılması ve yeteneklerinin geliştirilmesidir. Bu kitabın kabul ettiği model, insanın biyolojik, ruhsal, toplumsal ve dinî tüm boyutlarını kapsamaktadır. İnsanın ruh sağlığı, bireyin kendisi, başkası, varlık âlemi ve bu âlemin ekseniyle, yani Allah’la sağlıklı ve etkili ilişki sonucunda elde ettiği biyolojik ve ruhsal fıtratının insicam, bağımsızlık ve gelişiminden ibarettir.

Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.

Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.

The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein

You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:

  • The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
  • But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
  • Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
  • Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
  • Websites in professional use templating systems.
  • Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
  • When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.

This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.