Kevser

Ramazan Ayı

Hz. Resulullah (s.a.a):

Ey İnsanlar! Allah’ın ayı, bereket, rahmet ve mağfiretle size varıp ulaşmıştır. Öyle bir ay ki Allah indinde her aydan daha üstündür. Gündüzleri en iyi gündüz; geceleri en üstün gece ve saatleri en iyi saatlerdir. Öyle bir aydır ki, o ayda Allah’ın misafirliğine davet edilmiş ve Allah’ın değer verdiği kimselerden kılınmışsınızdır. Onda nefesleriniz tesbih (zikir), uykunuz (bile) ibadet sayılır.

Bu ayda halis niyetler ve temiz kalplerle sizleri oruç tutmaya ve Kur’an okumaya muvaffak etmesi için Allah’ı çağırın (dua edin).

Berzah Alemi

İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur:

Gerçekten kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur.

Başka bir rivayette de İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

Ben sizin hakkınızda berzah âleminden korkuyorum.

Birisi: “Berzah âlemi de nedir?” diye sorduğunda İmam:

“Berzah âlemi, ölümden kıyametin kopma anına kadar sürecek olan kabir hayatıdır.” buyurmuştur.

Diğer bir rivayette de Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

Gerçekte kabir, ahiretin ilk konağıdır. Eğer insan bu konakta kurtulursa, ondan sonraki olaylar daha kolay olacaktır. Eğer bu konakta kurtulamazsa, ondan sonraki olayların sıkıntısı ondan daha az değildir.

Yine Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

Her kim ölürse onun kıyameti kopmuştur.

***********************************************************************************

Kitap teferruata girmemiş ve aşağıdaki beş bölümden oluşmuştur:

1. Ölüm Sarhoşluğu ya da Berzah Âlemine Geçişin Zorlukları

2. Berzahın Anlamı, Görünümü ve Kur’an Açısından Berzah

3. Berzah Âleminin Bazı Özellikleri

4. Rivayetlerde Berzahın Özellikleri

5. Berzah Âlemiyle İlgili 37 Hikâye

Ali’siz Alevilik Olamaz

Yaradanın senden bir dileğim var

Dilerim sonumuz selamet olsun

Yüce Mevlam sana çok güvenim var

Dilerim sonumuz selamet olsun

 

Bir gün bülbül konar açılmış güle

Dilerim Mevlam’dan halimden bile

Çalıştım bu emek gitmesin yele

Dilerim sonumuz selamet olsun

 

Bazen oradaysam bazen burada

Emeğimi boşa verme Yaradan

Ahiretten korkarım ateşten nardan

Dilerim sonumuz selamet olsun

 

Bir insanoğluyum geldim dünyaya

Karanlık benzer mi güneşe aya

Yalan dünya benziyorsun deryaya

Dilerim sonumuz selamet olsun

 

Kirazlı der ki; açtım sana elimi

Hem canımı hem gönlümü dilimi

Bir gün açar isen benim yolumu

Dilerim sonumuz selamet olsun

Kitap ve Ben

□ Kitapların sayısı artarsa, kitapların başlıkları artarsa, ihtiyaç duyulan bütün konularla ilgili kitap yazılırsa, eğer insanlar bütün sorularının cevabını kitaplarda bulur ve ona müracaat ederlerse, kuşkusuz farklı bir dünyaya ve farklı bir maceraya adım atılmış olur…
Nerede insanlar kitapla haşır neşirse, bu özelliğe sahip olmayan diğer yerlere oranla, onların düşünce yapılarında ve psikolojilerinde hissedilebilir bir fark olduğunu görürsünüz.
□ Manevi ve kültürel alanlarda taptaze kalmak isteyen bir kimsenin kitapla irtibata geçmekten başka çaresi yoktur.
Ayetullah Seyyid Ali Hameneî

Dinimi Öğreniyorum c.2

“Dinimi Öğreniyorum” kitabi İslam öğretilerini öğrenme yolunda  atılan ilk adım sayılabilir. Bu eserle inanç ilkeleri, ahlak ve İslam hükümleriyle ilgili bilgi edineceksiniz. Basit ve kolay dil kullanılmasına özen gösterilmiştir. Büyükler için de faydalı bir eserdir. Konular alt bölümde ele alınmıştır.

1- Tevhid ve Allah’ı Tanıma

2- Mead ve Ahiret

3- Nübüvvet (Peygamberi Tanıma)

4- İmamet

5- Furu-u Din (Din Hükümleri)

6- Ahlak ye Adap

İşlenen konular her Müslümanın bilmesi gereken ve bir bedenin organları gibi birbirine bağlı ve uyumlu konulardır.

Hz. Muhammed’in Hayatı

Muhterem okuyuculara sunulan bu eser, bu büyük Peygamber’in hayatı ve İslâm tarihiyle ilgili en muteber kaynaklar esas alınarak, gayet açık ve akıcı bir üslûp ile hazırlanmıştır.

Elinizdeki eserin önemli meziyetlerinden biri de şudur ki, yalnız tarihi olayları nakletmekle kalmamış, tarihin asıl hedefi olan “olaylardan ders ve ibret almak” gerçeğini sağlamak amacıyla,araştırmacı bir yazara yakışır bir yöntem ile gereken yerlerde olayları muhtelif boyutları ve sonuçlarıyla tahlil ve incelemeye tâbi tutmuştur.

Bu kitabın diğer bir özelliği de, İslami tarih kaynaklarıyla tam bir uyum içinde olup İslam’ın büyük önderinin yaşam öyküsü ile ilgili bazı kirli ellerin uydurdukları efsanelerden tamamen uzak olmasıdır.

Allah’ın Ayı Ramazan ve Orucun Sırları

Allah’ın Ayı” adlı bu eser, sadece ramazan ayının sırları ve adap erkânıyla ilgili değil, aynı zamanda gençlerin çok önemli sorularına yanıt vererek, ahlaki ve manevi aşamaların özetini de değerli okuyuculara sunmaktadır:
– Dinin emir ve yasaklanı nasıl ruhsal ve manevi gelişim sağlamaktadır?
 – Amel, ilgi duyduğumuz şeyler ve düşüncelerimiz üzerinde nasıl etki etmektedir?
 -Dindar olabilmek için neden sürekli olarak doğal isteklerimizle mücadele etmek zorundayız?
– Eğer doğal istek ve çelişkilerimiz kötüyse, neden Allah bizi böyle yaratmıştır?
 – Sürekli yapılması gereken manevi bir programda oluşan yorgunluk ve gönülsüzlüğün sebebi nedir? Bu iyiye mi işarettir yoksa kötüye mi? Bu durumda neler yapılmalıdır?
 – Acaba manevi haz alınmadan yapılan ibadet, insanı Allah’a yakınlaştırır mı? Nasıl? Namaz çok sade bir ibadet olmasına rağmen neden bazılarına çok zor gelmektedir?
 – Takvaya ilgisizliğin sebebi nedir? Takvaya ilgi duymanın ve takvayı sevmenin yolu nedir?

Doğruya Doğru

Elinizdeki bu eser, mütevazi bir çalışmadan ibarettir. Bu eser bir seyahatname sayılabileceği gibi, şahsım itibariyle yeni bir buluşun hikayesidir.

Elbette bu buluş tekniksel keşifler türünden değil, dini anlayışlar ve mezhebi ekollerle ilgilidir. Yani inanç dünyasına ait bir buluştur.

Her bir keşif ve buluşun gerçekte insana has bir özellik olan aklı selimin ve doğru düzgün düşüncenin bir mahsulü olduğunu nazara alarak kitabımı, batılın karanlık bulutları altında aklı selimle hakkı batıldan ayıran ve sözleri adalet terazisinde tartıp makul olan kefesini tercih eden ve ileri sürülen görüşleri kabul ve reddetmeden önce birbirleriyle karşılaştıran ve sözlerin yaldızlısına değil, mantıklısına uyan kişilere ithaf ediyorum.

Mefatihu’l-Cinan

Sonsuz lütuf ve rahmetiyle bizi yaratan, yaratılış hedefini bize açıklamak ve canlı örnekler olmak için binlerce elçiler ve kitaplar gönderen, onları Hatemü’l-Enbiya Muhammed Mustafa (s.a.a) ve Kur’ân-ı Kerim’le hatmeden, bu nurlu yolu devam ettirmek için Resulullah’tan sonra masum imamlar ve vasiler tayin eden ve bizi bu eşsiz nimetlerle tanıştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamdüsenalar olsun.
İlahî mesjları bize ulaştırmakla kalmayıp hayatın her alanında bize canlı örnekler olan, nasıl yaşamamız gerektiğini bize gösteren, bizi Rabbimize bağlayıp O’nunla nasıl münacat etmemiz gerktiğini bile öğreten Allah’ın elçilerine ve onların vasilerine özellikle bu ümmetin içinde “Ehlibeyt-i Resulullah” diye tanıdığımız risalet ve velayet hanedanına salat ve selam olsun.
Hz. Resulullah (s.a.a) ve Ehlibeyt’inden bize ulaşan en önemli ilim, irfan ve maneviyat hazinelerinden birisi de hiç şüphesiz dua, münacat ve ziyaret metinleridir. Bu metinler bize Rabbimizle nasıl münacat etmemizi öğretmenin yanı sıra en derin tevhidî ve irfanî gerçekleri de içinde barındırnmaktadır. Bu konuda geçmişten günümüze kadar birçok eser yazılmıştır. Ancak bu eserlerin arasında belki de en meşhur ve en çok kabul gören eser Mefâtihu’l-Cinan kitabıdır. Ehlibeyt Mektebi’ne mensup eserlere aşina olan kimseler, bu eserin ve müellifinin değerine vâkıftırlar.
Bu kıymetli eser, mukaddes muhtevasının yanı sıra müellifinin de büyük ihlâsından olsa gerek, yazıldığı günden beri kendisinden önce ve sonra, mevzusunda yazılan eserlerin hemen hepsini gölge altında bırakmış ve çeşitli ülkelerde Ehlibeyt dostları arasında yaygınlaşarak müminlerin elinde dolaşan vazgeçilmez bir eser hâline gelmiştir. Öyle ki, hemen her evde Kur’ân-ı Kerim’in yanı sıra bir Mefatihu’l-Cinan kitabını da görebilirsiniz.
Mefâtihü’l-Cinan kitabının büyük bir bölümü dualardan, diğer bir bölümü ziyaretnamelerden oluştuğu için değerli mütercim tarafından ilk önce dua ve sonra da ziyaret hakkında kısa bazı bilgilendirmeler yapılmıştır. Ayrıca merhum müellifin kısaca biyografisi, çeviri hakkında bazı notlar  ve okurların istedikleri şeyi daha rahat bulabilmeleri için alfabetik fihrist eklenmiştir.
Mefatihu’l-Cinan kitabı şu ana başlıklardan oluşmaktadır:
Kur’an’dan Sureler
Dualar ve Münacatlar
Ayların Amelleri
Uzun ve titiz bir çalışma sonucu bu önemli eseri Türkçe’ye kazandıran Değerli Âlim Hacı Musa Aydın’a ve eserin yayınlanmasında emeği geçen kardeşlerimize teşekkürlerimizi sunar, bu çabaların Allah katında kabul olmasını niyaz ederiz. Allah’ım! Sen kabul eyle bizden; şüphesiz sen işiten ve görensin.

Akaid Dersleri

Akait ve temel düşünceler, her değer sisteminin ve her düzenli ideolojinin temelini oluşturmakta bilinçli veya bilinçsiz olarak insanların davranışlarının şekillenmesinde etkili olmaktadır. İşte bu nedenle, İslâm dininin değer ve davranış sisteminin oluşması ve sağlamlaşması ve böylece tatlı meyveler yetiştirip dünya ve ahiret saadetini temin edebilmesi için bu büyük ve bereketli ağacın kökleri sayılan inanç temelleri kalplere yerleşmeli.

Bu nedenle, âlimler İslâm dininin zuhurunun ilk asrından itibaren çeşitli şekillerde ve farklı metotlarla İslâm akaidini açıklamış, örneğin kelamcılar çeşitli seviyelerde kelam kitapları yazmışlardır. Asrımızda ise, yeni ortaya çıkan şüpheler göz önünde bulundurularak çeşitli akait kitapları yazılarak insanlara sunulmuştur. Fakat bu gibi kitaplar genellikle birbirinden tamamen farklı iki seviyede yazılmışlardır. Biri sade ve geniş açıklamalarla genel halk seviyesi için, diğeri ise karışık açıklamalar, ağır ibareler ve bilimsel kavramlarla ihtisas seviyesi için. Bu arada, orta seviyedeki uygun ders kitaplarının yeri boş kalmış ve yıllar boyu bu ders metinlerine ihtiyaç duyulmuştur.

Tecvid Öğreniyorum c.1

Tecvid ilmi, İslam bilginlerinin ilgilendiği çok eskiye dayanan Kur’an ilimlerinden birisidir. Bu ilimle Kur’an’ın doğru bir şekilde ve fasih Arapça dili kurallarına uygun okunması amaçlanır.

Elinizdeki kitapta Asım’ın Hasf rivayeti esas alınmıştır. Hafs, Kufe’nin meşhur karilerindir. Kıraati Kufeli Asım’dan öğrenmiştir. Asım, Ebu Abdurrahman Sulemî’nin öğrencilerinden ve Kufe’nin kıraat imamlarındandır. Ustadı Ebu Abdurrahman kıraati İmam Ali’den (a.s) almıştır. Bugün dünya Müslümanları Kur’an kıraatinde Asım’ın Hafs rivayetini esas alırlar.

Dalında uzman bir yazar tarafından kaleme alınan bu eser, Daru’l-Kur’ani’l-Kerim Kurumu tarafından ders kitabı olarak basılmıştır.

Kur’an öğrencilerine faydalı olması ve kıyamette Kur’an’ın hepimize şefaatçi olması umuduyla…

Hidayet Önderleri c.12

Tarihin başlangıcından itibaren bütün çağlar ve yüzyıllar boyunca peygamberler ile onların vâsileri, ilâhî hidayet meşalesini elden ele taşımışlardır. Yüce Allah kullarını hiçbir yerde, hiçbir zaman hidayete ileten bir hüccetsiz, doğru yolu gösteren bir mürşitsiz ve aydınlatıcı ışıksız bırakmamıştır.

Ehl-i Beyt, Peygamberimizin (s.a.a) Allah’ın emri ile kendinden sonra ümmetin önderliğini üstlenmek üzere tanıttığı en hayırlı kimselerdir.

“Ben size iki değerli emanet bırakıyorum. Bunlara sarıldığınız takdirde kesinlikle sapıtmazsınız. Bunlar Allah’ın kitabı ile benim Ehl-i Beyt’imdir. Bunlar Havuz’da yanıma gelinceye kadar birbirlerinden asla ayrılmayacaklardır.”

Ehl-i Beyt’in hayat çizgisi, Hz Peygamber (s.a.a) döneminden sonraki İslâm’ın gerçek çizgisini yansıtır. Onların hayatlarını kapsamlı biçimde incelemek, köklü İslâm hareketinin kapsamlı bir portresini gözler önüne serer.

Bu hususta Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı’nın, Şia’nın düşünürlerinden oluşturduğu bir komisyon aracılığıyla hazırlattığı “Hidayet Önderleri” unvanıyla 14 ciltten oluşan ve konusunda kaynak olan dev çalışması şayan-ı teveccühtür.

Ehl-i Beyt hareketi hakkında bu inceleme, elçilerin sonuncusu Abdullah oğlu Muhammed Mustafa (s.a.a) ile başlayıp, vâsilerin sonuncusu ve beklenen Mehdi Muhammed b. Hasan Askerî (a.s) ile son buluyor.

Elinizdeki bu kitapta, Ehl-i Beyt İmamları’nın onuncusu ve hidayet önderlerinin on ikincisi olan İmam Ali Naki el-Hadi’nin (a.s) hayatı incelenmiştir.

Temel Dini Bilgiler c.2

Derin ilmî meseleleri herkesin anlayabileceği sade bir dille anlatmak, konunun uzmanlarını hedef alan, terimlerle dolu bir yazı yazmaktan her zaman daha zor olmuştur. Allâme Tabatabaî’nin İslam inancı, ahkâmı, ahlakı ve tarihi üzerine yazdığı Temel Dinî Bilgiler işte böyle bir kitaptır. Ayetullah CevadîAmulî de kitabın 1991 yılında yapılan baskısına yazdığı Sunuş’ta, salih kul, gayb ve şuhud âleminin mevlası sözleriyle nitelediği Allâme Tabatabaî’nin sade ve akıcı bir dille kaleme aldığı bu eserin derinliklerinde hazinelerin gizli olduğunu ifade etmiştir.  

Ünitelere ayrılan ve her ünitenin sonuna sorular eklenen kitabın bu formu, İslâm maarifi sınıflarında okutulmuştur.Dört bölümden oluşan, ünitelere ayrılan ve her ünitenin sonuna sorular ekleneniki ciltlik eser, toplam 53 ders içermektedir. Çağımızın en büyük Kur’ân müfessiri de olan Allâme Tabatabaî’nin kaleminden çıkan bu eserin, başta gençlerimiz olmak üzere bütün Ehlibeyt (a.s) dostlarına faydalı olmasını ümit ederiz.

İslam Sosyolojisi

Asrımızın büyük müfessir, fakih ve filozofu merhum Ayetullah Allâme Tabatabaî, Kur’ânî ve aklî delillere dayanarak, İslâm’ın bütün hayatı içeren sonsuz bir din olduğunu, tüm beşer sistemlerinin İslâmî ahkâmın mukabilinde güçsüz kaldığını bu kitabında açık ve seçik bir şekilde ortaya koymuştur. Bu değerli eserinde İslâm’ın sosyal bir din olduğunu, topluma verdiği önemi ve toplum sorunlarına getirdiği çözümleri, öz ama genel anlamıyla güzel bir şekilde kaleme almıştır.
Türkiye’de İslâm Sosyolojisi üzerinde yayınlanan eserlere, diğer bir eser ilâve etmek için Müslüman kardeşlerimize yararlı olacağını umarak bu kitabı çevirdik.

Kadın – Erkek ve Sosyal İlişkileri

İslam öğretilerini varlığa ilişkin öğretiler ve emir ve yasaklar olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz. Birinci grupta yer alan öğretiler itikadî, kelamî ve ahlakî anlayışımızı ve dünyaya bakış tarzımızı belirlerken; ikinci grupta yer alan ve fıkıh ilminin konusu olan emir ve yasaklar, insana, düşündüğü gibi yaşamasının yolunu gösterir. Bu özelliğiyle fıkıh, İslam’a bir dünya görüşü olma hüviyeti kazandırır.
İnsan hayatının her alanına dair hükümler içeren fıkıh ilminin belli başlı konularından birisi insan ilişkileridir. Fıkıh kitaplarında kadın-erkek ilişkilerine dair hükümler “kişisel ve toplumsal örf ve tutumlar” başlığı altında ele alınır.
Elinizdeki eserde, gençlerin sıkça sordukları; toplu taşıma araçlarında namahremlerle temasın hükmü; mahrem ve namahremlere bakmanın ölçüsü; namahremle yazışmanın caiz olup olmadığı; evlilik öncesi kadın-erkek ilişkilerinde ölçü ve düğün hazırlıklarına ilişkin hükümler gibi sorulara Ayetullah Uzma İmam Humeynî, Ayetullah Uzma Hameneî, Ayetullah Uzma Cevad Tebrizî ve Ayetullah Uzma Sistanî’nin fetvalarına uygun olarak cevap aranmıştır.

Şia Tarihi

Şiîliğin tarihi İslâm tarihinden ayrı düşünülemez. Zira Şiîlik, Peygamber Efendimiz (s.a.a) dönemindeki İslâm’ın devamı niteliğindedir. Bu ise, İslâm Peygamberi’nin haleflerinin ve O Hazret’in Ehlibeyt’inin önderliğinde gerçekleşmektedir.

Bu değerli eser, çok dikkatli araştırmacı Üstad Gulam Hasan Muharremî’nin çaba ve araştırmalarının ürünüdür. Şiîliğin tarihî seyrini, nispeten kapsayıcı, uyumlu ve değerli bir bakışla ele almaktadır. Maalesef sayıları az olan benzer birkaç eserle karşılaştırıldığında birçok üstünlüğü bulunmaktadır. Yüksek lisans tezi kalıbında yüksek dereceyle başarı elde ettikten sonra henüz yayın aşamasına yeni geçmesine rağmen uzmanların dikkatini üzerinde toplaması memnuniyet vericidir.

Üstad Mehdi Pişvaî’nin Ön Sözünden

İslâm’da Şia

İslam’da Şia adıyla yayınlanan bu kitap, Batı dünyasına Şia mezhebini tanıtmak için yapılmış olan araştırma ve tahkikin bir bölümünü oluşturuyor.

Bu kitap Şia’nın ortaya çıkışını ve yayılmasını, Şia’nın dinî düşünce metodunu ve Şia açısından İslamî öğretileri incelemektedir.

İçindekiler:

– Şia’nın doğuş ve yayılışı.

– İlmî mercilik ve Hilafet meselesi.

– Hilafetin komuoyuna sunulması ve Şia’nın görüşü.

– Şia’nın dinî düşünceleri.

– Din’i düşüncedeki metotlar.

– Şia’nın Dini düşünce metodu.

– İmamiyye Şia’sı açısından dinî inançlar.

– Şia’daki bölünmeler.

– Şia’nın manevi mesajı.

Hidayet Önderleri c.7

Tarihin başlangıcından itibaren bütün çağlar ve yüzyıllar boyunca peygamberler ile onların vâsileri, ilâhî hidayet meşalesini elden ele taşımışlardır. Yüce Allah kullarını hiçbir yerde, hiçbir zaman hidayete ileten bir hüccetsiz, doğru yolu gösteren bir mürşitsiz ve aydınlatıcı ışıksız bırakmamıştır.

Ehl-i Beyt, Peygamberimizin (s.a.a) Allah’ın emri ile kendinden sonra ümmetin önderliğini üstlenmek üzere tanıttığı en hayırlı kimselerdir.

“Ben size iki değerli emanet bırakıyorum. Bunlara sarıldığınız takdirde kesinlikle sapıtmazsınız. Bunlar Allah’ın kitabı ile benim Ehl-i Beyt’imdir. Bunlar Havuz’da yanıma gelinceye kadar birbirlerinden asla ayrılmayacaklardır.”

Ehl-i Beyt’in hayat çizgisi, Hz. Peygamber (s.a.a) döneminden sonraki İslâm’ın gerçek çizgisini yansıtır. Onların hayatlarını kapsamlı biçimde incelemek, köklü İslâm hareketinin kapsamlı bir portresini gözler önüne serer.

Bu hususta Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı’nın, Şia’nın düşünürlerinden oluşturduğu bir komisyon aracılığıyla hazırlattığı “Hidayet Önderleri” unvanıyla 14 ciltten oluşan ve konusunda kaynak olan dev çalışması şayan-ı teveccühtür.

Ehl-i Beyt hareketi hakkında bu inceleme, elçilerin sonuncusu Abdullah oğlu Muhammed Mustafa (s.a.a) ile başlayıp, vâsilerin sonuncusu ve beklenen Mehdi Muhammed b. Hasan Askerî (a.s) ile son buluyor.

Elinizdeki bu kitapta, Ehl-i Beyt İmamları’nın beşincisi ve hidayet önderlerinin yedincisi olan İmam Muhammed Bagır’ın (a.s) hayatı incelenmiştir.

El-Mîzân Fî Tefsîr’il-Kur’ân c.9

el-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsiri okumanın Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve tanıtılması açısından kaçınılmaz ve gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu büyük tefsire her bakımdan farklı bir tefsir diyebiliriz.

Öncelikle Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmek bakımından farklıdır.

İkincisi Kur’an’ı hadisle tefsir etmek bakımından farklıdır.

Üçüncüsü sosyolojik bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Dördüncüsü felsefî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Beşincisi mukayeseli tefsir olmak bakımından farklıdır.

Altıncısı irfanî bir tefsir olmak bakımından farklıdır.

Murtaza Mutahharî’nin deyimiyle “Ansiklopedik bir tefsir” olan el-Mîzan bu saydığım ve daha saymadığım birçok hususları aynı potada eritip yepyeni değerler üreten bir tefsir olmak bakımından da farklıdır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da tefsirler yazılacaktır. El-Mîzan’ı aşan tefsirler kuşkusuz kaleme alınacaktır. Ama el-Mîzan çığır açıcı bir tefsir olarak daha uzun bir zaman saltanatını sürdürecektir.

NÜDBE DUASI

Nüdbe Duası olarak meşhur olan bu dua, içeriğinden de anlaşılacağı üzere, Allah Teâlâ’nın son hücceti ve temsilcisi olan zamanımızın efendisi Hz. İmam Mehdi (Allah zuhurunu çabuklaştırsın) için okunan bir duadır. Bu duanın Ramazan, Kurban ve Gadir-i Hum bayramlarıyla Cuma günleri okunması özellikle tavsiye olunmuştur. Hz. İmam Mehdi’nin (a.s) ziyaretnamesi okunduktan sonra bu duayla da Allah Teâlâ’ya onun zuhurunu bir an önce gerçekleştirmesini sağlaması için dua edilir. Bu dua aynı zamanda Ehl-i Beyt mektebi itikadını ve İmamet anlayışını da en güzel veçhiyle ortaya koymaktadır.

Kerbela Vakıası

Ebu Mihnef adıyla ünlü Lut b. Yahya el-Ezdî el-Gamidî hicrî 157 yılında vefat etmiştir. O, Kûfe’nin ünlü ravilerinden ve tarihçilerinden olup, hicrî ikinci yüzyılın birinci yarısında yaşamıştır. Ebu Mihnef’in “Hz. Zehra’nın (a.s) Hutbesi”, “Cemel ve Sıffin Savaşı”, “Muhammed b. Ebu Bekir’in Şehadet Olayları” gibi birçok eseri bulunmaktadır.

Hiç kuşkusuz onun en değerli eserlerinden birisi, Kerbela Vakıası adıyla çevirisini sunduğumuz “Maktelu’l-Hüseyin” kitabıdır. Allâme Tusterî’nin dediğine göre, İmam Hüseyin (a.s) hakkında yazılan makteller içinde en sahih maktel, Ebu Mihnef’in maktelidir. O, bu kitabı Aşura olayından yaklaşık yetmiş yıl sonra kaleme almıştır. Kendisi de Kûfe ehlinden olduğu için olayları bir ya da en fazla iki vasıtayla nakletmiştir.

Ama ne yazık ki bu kitap zamanın geçmesiyle kaybolmuştur. Şimdi onun hiçbir nüshası (elyazması) elimizde yoktur.

Kitabın asıl nüshasının kaybolmasından sonra bazı dönemlerde araştırmacılar ve yazarlar onun rivayetlerini toplamaya çalışmışlardır. Ama eksiklikler olduğu için gereken değeri kazanamamıştır.

Nihayet değerli araştırmacı Muhammed Hadi Yusufî Garevî’nin ilmî çabaları sonucu bu değerli kaynak diriltilmiştir. Önce Ebu Mihnef’in makteli Taberî Tarihi’nden derlenmiş, daha sonra onun nakilleri Şeyh Müfid, Ebu’l-Ferec ve İbn Cezvî’nin nakilleriyle karşılaştırılmıştır. Ayrıca birçok dipnota yer verilerek “Vak’atu’t-Taff li-Ebî Mihnef” adıyla basılmıştır.

Oruç ve Hükümleri

Bu kitapta oruçla ilgili konuların hem hikmetine, hem de hükümlerine yer verilmiş en küçük detaylara ve mükellefin sıkça karşılaştığı sorunlara açıklık getirilmiştir. Bu eser, iki bölümden oluşan bir çalışmanın ürünüdür. Birinci bölüm, salih amellerden sayılan orucun hikmeti ve farz kılınış sebeplerini içerir. İkinci bölüm ise, orucun ne anlama geldiğini ve nasıl uygulanması gerektiğini, kısaca fıkıhtaki helâller ve haramlar boyutunu açıklamaktadır. Bu bölüm, zamanımızın büyük müçtehitlerinden olan Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hameneî’nin oruçla ilgili fıkhî fetvalarını içermektedir.

İçindekiler:

Ramazan Ayı ve Oruç

Orucun Hikmeti ve Yararları

Orucun Aşamaları

Ramazan Ayı Kur’ân’ın İnişi

Kadir Gecesi

Hilâli Görme Hükümleri

Orucun Şartları

Yolculukta Oruç

Orucu Bozan Şeyler

Orucun Kaza ve Kefareti

Kadınlara Ait Hükümler

İlmin Kapısı Şah-ı Merdan İmam Ali (a.s)

Sensin Allah Resulü’nün vasisi

Sensin müminlerin gerçek emîri

Evliyalar şahı, erenler piri

Ali’m Ali’m canım Ali’m

Canım sana kurban olsun ya Ali

 

Sana açılmıştır ilmin kapısı

Sen okurdun ism-i azam duası

İlla Ali illa Zülfikar sesi

Ali’m Ali’m canım Ali’m

Canım sana kurban olsun ya Ali

 

Sensin Hasan ile Hüseyin’in babası

Sensin Fatımay-ı Zehra’nın kocası

Başından bitmedi küfrün belası

Ali’m Ali’m canım Ali’m

Canım sana kurban olsun ya Ali

 

Onbir nur doğmuştur senin soyundan

Sana eriş olmaz hakkın yolunda

Bize yardım eyle mahşer gününde

Ali’m Ali’m canım Ali’m

Canım sana kurban olsun ya Ali

 

Sen doğmuştun Beytullah’ın içinde

Elif, mim yazıldı senin karşında

İbn-i Mülcem vurdu seni başından

Ali’m Ali’m canım Ali’m

Canım sana kurban olsun ya Ali

 

Kirazlı’yım kölen bile olamam

Olsam bile kıymetini bilemem

Senin düşmanından medet dilemem

Ali’m Ali’m canım Ali’m

Canım sana kurban olsun ya Ali

Ali Kirazlı

İlmihâl

Elinizdeki İlmihâl kitabı, Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hüseynî Hameneî’nin fetvalarına uygun olarak hazırlanmıştır.
Bu büyük taklit merciinin fetvaları, ilk önce Ecvibetu’l-İstiftaat (Sorular ve Fetvalar) adı altında yayınlandı. Söz konusu eser, mukallitlerin çeşitli fıkhî konulara ait sorularını ve onlara verilen cevapları içeriyordu.
Daha sonra Muhammed Rıza Müşfikîpûr tarafından eğitimde yararlanılmak üzere birinci cildi ibadet, ikinci cildi ise muamele konularını içeren Risaley-i Amuzişi (Fıkıh Dersleri) adlı eser yayınlandı.
Ancak yapılan çalışmaların faydalı ve önemli olmasına rağmen, hiçbirisi alışılagelmiş ilmihâlin yerini doldurmuyordu. Bu yüzden taklit mercilerine ait günümüzdeki ilmihâllere yakın bir metin hazırlamak amacıyla elinizdeki çalışmanın ortaya çıkmasına gerek duyuluyordu.
Bu eser hazırlanırken, söz konusu çalışmaların yanı sıra, yeni sorular ve fetvalardan da yararlanılmıştır.
Yüce Allah’tan, İslam dininin hükümlerine amel etme ve Masum Önderlere uyma başarısını inayet etmesini diler; din âlimlerine, başta Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hameneî olmak üzere taklit mercilerine izzet ve uzun ömür lütfetmesini niyaz ederiz.
KEVSER

Online Sports Nutrition and Natural Dietetics.

Chances are there wasn't collaboration, communication, and checkpoints, there wasn't a process agreed upon or specified with the granularity required. It's content strategy gone awry right from the start. Forswearing the use of Lorem Ipsum wouldn't have helped, won't help now. It's like saying you're a bad designer, use less bold text, don't use italics in every other paragraph. True enough, but that's not all that it takes to get things back on track.

The villagers are out there with a vengeance to get that Frankenstein

You made all the required mock ups for commissioned layout, got all the approvals, built a tested code base or had them built, you decided on a content management system, got a license for it or adapted:

  • The toppings you may chose for that TV dinner pizza slice when you forgot to shop for foods, the paint you may slap on your face to impress the new boss is your business.
  • But what about your daily bread? Design comps, layouts, wireframes—will your clients accept that you go about things the facile way?
  • Authorities in our business will tell in no uncertain terms that Lorem Ipsum is that huge, huge no no to forswear forever.
  • Not so fast, I'd say, there are some redeeming factors in favor of greeking text, as its use is merely the symptom of a worse problem to take into consideration.
  • Websites in professional use templating systems.
  • Commercial publishing platforms and content management systems ensure that you can show different text, different data using the same template.
  • When it's about controlling hundreds of articles, product pages for web shops, or user profiles in social networks, all of them potentially with different sizes, formats, rules for differing elements things can break, designs agreed upon can have unintended consequences and look much different than expected.

This is quite a problem to solve, but just doing without greeking text won't fix it. Using test items of real content and data in designs will help, but there's no guarantee that every oddity will be found and corrected. Do you want to be sure? Then a prototype or beta site with real content published from the real CMS is needed—but you’re not going that far until you go through an initial design cycle.